YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/503
KARAR NO : 2013/3122
KARAR TARİHİ : 11.03.2013
Davacılar … vd. ile davalı … arasındaki dava hakkında İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 21.4.2011 gün ve 2009/558-2011/190 sayılı hükmün Dairemizin 05.6.2012 gün ve 2011/11551-2012/7391 sayılı kararı ile davacı … hakkında kurulan hüküm (davanın reddi) yönünden bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
– K A R A R –
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma nedeniyle tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda, mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 05.6.2012 gün ve 2011/11551-2012/7391 sayılı kararı ile davacı … dışındaki davacılar yönünden hükmün onanmasına karar verildikten sonra her ne kadar davacı … yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer yandan; aynı kanunun 92. maddesinde, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının kapsamı dışında kalan hususlar sıralanmış olup, 92/a maddesinde, “işletenin; eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler” 92/b maddesinde ise, “işletenin, eşinin, usul ve füruunun, kendisini evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürülebilecekleri taleplerin” Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamı dışında kaldığı belirtilmiştir. Keza, bu maddeye paralel olarak Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının Genel Şartlarının A-3 maddesinde de, ZMSS kapsamı dışında kalan hususlar açıklamıştır.
Dava konusu olayda; davacı … kazaya karışan ve davalıya trafik sigortalı aracın sigorta ettireni ve kaza sırasındaki sürücüsü olup, araç içinde yolcu olarak bulunan eşi (desteği) …’ın davacı sürücünün tam kusurlu eylemi sonucu öldüğü anlaşılmaktadır.
O halde, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında; ölen kişi yukarıda belirtilen hükümler uyarınca 3.kişi ise de davacı … (işleten, sigorta ettiren ve aynı zamanda sürücü) davalı … karşısında 3.kişi durumunda olmayıp yasanın 85/son maddesi gereği işleten ve sürücünün kendi kusuruna dayanarak davalı ZMSS’den destekten yoksunluk tazminatı talebinde bulunması mümkün bulunmadığından, davalı … vekilinin karar düzeltme isteği yerinde görülerek, Dairemizin davacı … hakkındaki anılan bozma ilamının ortadan kaldırılmasına karar verildikten sonra, dosyanın yeniden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı … vekilinin bu davacı yönünden de yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, tashihi karar peşin harcının istek halinde davalıya geri verilmesine 11.3.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.