YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5658
KARAR NO : 2013/7889
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın park halinde olduğu esnada davalıya ait işyerinde çıkan yangının sirayet etmesi sonucu zarar gördüğünü, sigortalı araçta meydana gelen 6.009,00 TL hasar bedelinin müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, araçta meydana gelen zarardan işyeri sahibi davalının sorumlu olduğunu belirterek TTK’nun 1301. maddesi gereğince 6.009,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, yangının meydana gelmesinde müvekkiline atfedilecek kusur bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; sigortalı aracın zarar görmesine neden olan yangın olayında davalı işyeri sahibi veya çalışanlarına herhangi bir kusur atfedilemeyeceği, bu nedenle davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK.’nun 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK’nun 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun Tanımlar başlıklı 2.maddesinde; Tehlikeli Kimyasalların; fiziksel, kimyasal veya biyolojik yönden olumsuz etki yaparak ekolojik denge ile insan ve diğer canlıların doğal yapılarının bozulmasına neden olan her türlü kimyasal madde ve ürünler olduğu,
Tehlikeli Kimyasallar ve Atıklar başlıklı yasanın 13/1 maddesinde, tehlikeli kimyasalların belirlenmesi, sınıflandırılması, depolanması, risk değerlendirilmesine ilişkin usul ve esasların yönetmelikte belirleneceği,
Yasanın 13/6 maddesinde tehlikeli kimyasalların üretimi, satışı, depolanması kullanılması ve taşınması faaliyetlerinde bulunanların kanunla getirilen yükümlülükler açısından müteselsilen sorumlu oldukları,
Kirletenin Sorumluluğu başlıklı yasanın 28.maddesinde çevreyi kirletenler ve çevreye zarar verenlerin sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan dolayı kusur şartı aranmaksızın sorumlu olacakları, kirletenin meydana gelen zararlardan ötürü genel hükümlere göre de tazminat sorumluluğunun saklı olduğu öngörülmüş,
Yasanın 13/1 maddesinde öngörülen Tehlikeli Kimyasallar Yönetmeliği’de ilgili Bakanlıkça çıkarılarak yürürlüğe konmuştur.
Yargılama sırasında yürürlüğe giren, 2872 Sayılı Yasanın 28.maddesinde öngörülen düzenlemelere paralel 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 71.maddesi ile de önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletme faaliyetinde zarar doğması halinde bu zarardan işletme sahibinin ve varsa işletenin sorumlu oldukları, Tehlike Sorumluluğu olarak düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacıya sigortalı araç, davalıya ait, yanıcı ve parlayıcı kimyasal maddelerin depolandığı işyeri yanına park edilmiş, işyerinde meydana gelen yangının sigortalı araca sirayet etmesi sonucu araç hasarlanmıştır. Davalının meydana gelen olay nedeniyle kusurunun belirlenmesi yönünden alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, davalının meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığı belirtilmiş ise de hükme dayanak yapılan bu rapor, dosya kapsamına uygun olmadığı gibi hüküm kurmaya da elverişli değildir.
Açıklanan yasal düzenlemelere göre zarara neden olan tehlikeli kimyasalların bulunduğu deponun işletmecisi olan davalının, Tehlike Sorumluluğu kapsamında meydana gelen zarardan kusursuz sorumluluk ilkelerine göre sorumlu bulunduğu halde davalının sorumluluğunun kusura dayalı sorumluluk olarak kabulü ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28/05/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.