Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/5810 E. 2013/7107 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5810
KARAR NO : 2013/7107
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalının işleten/sürücüsü olduğu aracın yaya davacıların desteğine çarparak vefatına neden olduğunu belirterek, fazlaya dair haklarını saklı tutarak cenaze, defin ve hastane masrafları için 100,00.-TL, davacıların her biri için ayrı ayrı 100,00.-TL destek tazminatı olmak üzere toplam 800,00.-TL maddi tazminat, ayrıca anne ve baba için ayrı ayrı 25.000,00.-TL, kardeşlerin her biri için ayrı ayrı 20.000,00.-TL olmak üzere toplam 150.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini ıslah dilekçesiyle arttırmıştır.
Davalı …’a ilanen tebligat yapılmıştır.
Mahkemece, davacılar vekilinin 12.09.2012 havale tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirdiği, 25.09.2012 tarihli celsede de feragat beyanında bulunduğu gerekçesiyle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Feragat HUMK’nın 91. maddesinde (6100 sayılı HMK m. 307) belirtildiği üzere iki taraftan birinin (davacının) talep sonucundan vazgeçmesidir. Davasından feragat eden davacı, bununla, dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu, haktan kısmen veya tamamen vazgeçmektedir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yaptığı tek taraflı bir irade beyanı ile olur ve tamamlanır. Feragatin geçerliliği için, bunun davalı tarafından kabul edilmesine veya feragate muvafakat etmesine gerek yoktur. Feragat sözlü yapılabileceği gibi yazılı olarak da yapılabilir. Ancak feragat beyanının açık olması ve davacının beyanından onun gerçek amacının davadan feragat etmek olduğunun açıkça anlaşılması gerekir. Bunun yanında şarta bağlı feragat da geçerli değildir (KURU Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, B. 6, C. IV, İstanbul 2001, s. 3544-3673).
Davadan feragat, davayı geri almadan farklıdır. HUMK’nın 185/1. maddesindeki (HMK md. 123) davayı geri alma anlamında da kullanılan davadan vazgeçme ile davayı geri alan davacı, bununla talep sonucundan, yani hakkın özünden feragat etmemekte, sadece davasını geri almakta ve onu ileride tekrar açabilme hakkını saklı tutmaktadır. Davadan feragat, davalının rızasına bağlı olmadığı halde, davacının davayı geri alabilmesi için davalının rızası şarttır.
Yukarıda değinildiği gibi davadan feragat ile davacı talep sonucundan tamamından veya bir kısmandan vazgeçilebilir. Talep sonucunun bir kısmından feragat edilmesi halinde feragat edilmeyen kısmı hakkındaki uyuşmazlık son bulmuş olmaz, bu bakımdan davanın bu kısmına devam edilir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece, davacılar vekilinin 12.09.2012 havale tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekili ise sözkonusu feragat beyanının davanın tamamına yönelik olmadığı iddiasıyla karara itiraz etmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesiyle destek tazminatı, manevi tazminat ve fazlaya dair haklarını saklı tutarak 100,00.-TL cenaze, defin ve hastane masrafları için maddi tazminat talep etmiş, mahkemece 07.07.2011 tarihli oturumda davacının maddi tazminata dahil olan cenaze, defin, hastane giderleriyle ilgili açıklamada bulunması ve ilgili gider belgelerini sunması için 30 gün kesin süre verilmiştir. Davacılar vekilinin bu ara kararına yönelik olarak olduğu anlaşılan 01.08.2011 havale tarihli dilekçesi, 05.09.2012 tarihli oturumdaki beyanı, yine 12.09.2012 havale tarihli
dilekçe içeriği ve özellikle destek tazminatına ilişkin olarak alınan bilirkişi raporunda belirlenen miktarlara yönelik ıslah dilekçesinden davacının feragat beyanının yalnızca dava dilekçesinde talep ettiği 100,00.-TL cenaze, defin ve hastane masrafları için olduğu anlaşılmaktadır. Bu bakımdan maddi tazminat kalemlerinden yalnızca bir bölümüne yönelik olan feragatin bu kalemler için sonuç doğuracağı dikkate alınarak davacıların diğer maddi ve manevi tazminat talepleriyle ilgili yargılamanın sürdürülerek tarafların iddia ve savunmaları ile toplanacak deliller neticesinde varılacak sonucu göre bir karar verilmesi yerine yazılı olduğu şekilde feragat beyanının davanın tamamına yönelik olduğu yönündeki değerlendirme doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 16.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.