Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/5960 E. 2013/7135 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5960
KARAR NO : 2013/7135
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi), İstanbul 7. İcra Müdürlüğü’nün 2007/2138 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/1669 sayılı Talimat dosyasında yapılan 27.03.2007 günlü hacze konu menkullerin kendisine ait olduğunu, haciz adresinde 2006 yılının 9. ayından beri faaliyet gösterdiğini, burasının ve mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacı üçüncü kişinin borçlunun babası olduğunu, aynı adreste başka bir dosyadan yapılan hacizde bu kez … isimli şahsın vergi levhası sunduğunu, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yapıldığını, sunulan delilerin de istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapılmadığı, hacizde borçlunun hazır da bulunmadığı, üçüncü kişi ve borçlu arasındaki baba oğul ilişkisinin tek başına mahcuzların borçluya ait olduğunun kanıtı olamayacağı, İİK’nun 99. maddesi gereğince alacaklının mahcuzların takip borçlusuna
ait olduğunu kanıtlayamadığı“ gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Davacı üçüncü kişi ve borçlu arasında baba oğul ilişkisi olup, ikisi de aynı alanda faaliyet göstermektedir. Dava konusu hacizden yaklaşık bir ay önce aynı yerde bir başka takip dosyasından yapılan hacizde bu kez … isimli şahıs iş yerinin kendisine ait olduğunu belirterek istihkak iddia etmiştir. Üçüncü kişi sıfatı ile dava açtığına dair bir bilgi ve belgeye rastlanmamıştır.
Bu koşullarda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararınadır. İspat yükü altında olan üçüncü kişi, karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahiptir.
Ne var ki sunulan delillerin ispat yükü açısından değerlendirilmesinden önce muvazaa olgusunun yeterince araştırılması gerekmektedir.
Ticaret Odası’ndaki firma kayıt bilgilerine göre …’ın ortağı ve … isimli şahsın müdürü olduğu …Mefruşat Ltd. şti. isimli bir şirket ile yetkilisi … olan ve haciz adresinde faaliyet gösterdiği anlaşılan bir başka şirket daha bulunmaktadır.
Mahkemece yapılması gereken iş öncelikle, belirtilen şirketlerin ilk kuruluşundan günümüze değin ortakları ile faaliyet adreslerini, hisse devirlerini gösterir ticaret sicil kayıt örneklerini, ayrıca üçüncü kişinin tüm çocukları ile eşini gösterir aile nüfus kayıt tablosunu getirtmek olmalıdır.
Diğer yandan, haciz adresinde haciz tarihinden itibaren geriye doğru kimlerin faaliyet gösterdiği ilgili Vergi Dairesi’nden sorulmalı, gerekirse mahallinde bu konuda kolluk aracılığı ile de inceleme yaptırılmalıdır.
Temyiz incelemesi sırasında getirtilen İstanbul 4. İcra Müdürlüğü’nün 2007/1916 sayılı Takip dosyası ile bu dosyada (haciz adresinde) yapılan 01.02.2007 tarihli haciz tutanağı da incelenmeli, …’ın bu hacizle ilgili istihkak davası açıp açmadığı araştırılmalıdır.
Yukarıda belirtilen delillerin getirtilip incelenmesinden sonra, alacaklıdan mal kaçırmak için muvazaalı işlemler yapılıp yapılmadığı değerlendirilmeli,
gerekirse borçlu ile birlikte üçüncü kişinin ve anılan şirketlerin ticaret sicil kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmalı, bundan sonra muvazaa bulunmadığı sonucuna varılırsa bu kez faturaların gerçekliği ve mahcuzlara uygunluğu yönünde keşif ve bilirkişi incelemeleri yaptırılmalıdır. … tarafından açılmış istihkak davası varsa bu dava dosyasında verilmiş bulunan kararın sonucuna da bakılmalıdır.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 16.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.