Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/600 E. 2013/5953 K. 30.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/600
KARAR NO : 2013/5953
KARAR TARİHİ : 30.04.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 16.10.2012 Salı günü davacı (3.kişi) vekili Avukat … ile davalı … Tekstil … ve Tic. Ltd. Şti vekili Avukat … geldiler. Diğer davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra eksik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Şişli 1.İcra Müdürlüğünün 2010/1696 sayılı talip dosyasından, davacı şirkete ait olan işyerinde 12.02.2010 ve 01.07.2010 tarihlerinde haciz yapıldığını, işyerinin borçlu ile bir ilgisinin bulunmadığını, alacaklı ve borçlunun birlikte hareket ettiklerini belirterek İİK’nın 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılması istemi ile herbir haciz yönünden ayrı ayrı dava açmış, mahkemece davalar arasında irtibat bulnduğundan birleştirilmiştir.
Davalı alacaklı vekili, takip konusu bononun ciro silsilesi içinde takibe konulduğunu, borçlu şirket adresinde haciz yapıldığını, borçlu ve davacı şirketlerin danışklı hareket ettiklerini,görünüşte bir çekişme yaratılmaya çalışıldığını ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili,dava dilekçesinde işyerinin borçluya ait iken davacı tarafından satın alındığını ileri sürmesine göre işyeri devri olduğunu ve BK’nın 179.maddesine göre borçtan sorumlu olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece borçlu şirketin ticaret sicil ve 21.04.2009 vergi kaydına göre 01.10.2008 tarihinde faalyetine son verdiği, davacı 3.kişinin 08.10.2008 tarihinde itibaren
haciz adresinde faaliyette bulunduğu, borçlu ve davacı şirket ortakları arasında organik bağ bulunmadığı, dava dayanağı takibin 29.01.2010 tarihinde başlaması, aynı gün ödeme emri tebliğ edilmesiş ve tanık beyanlarına, borçlu şirket yetkisinin haciz mahalline haricen gelip kendisine ait izlenimi vererek icra memurlarını yönlendirdiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde ve değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı 3.kişi ile borçlu arasında haciz yapılan adresteki taşınmazın satışı konusunda anlaşmazlık bulunduğu ve yargı sürecinin devam ettiği, dava dayanağı takiple ilgili ödeme emrinin borçlu tarafından takip tarihinde yolda tebliğ alındığı ve haciz adresine sonradan gelerek kendine ait izlenimi verdiği ceza yargılamaları sırasındaki açıklamalarla sabit olduğu, borçlunun haciz adresindeki taşınmaz satışı ile ilgili kayıplarını, danışıklı olduğu anlaşılan takip ile elde etmeye çalıştığı, bu durumun ise MK’nun 2.maddesindeki dürüslük kurulları ile bağdaşmasının mümkün bulunmamasına göre davalı alacaklı ve borçlu vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanunun uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 900.00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacı (3.kişi)’ye verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 16.275,60 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı borçlular … Tekstil San ve Tic. Ltd. Şti ve …’dan alınmasına 30.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.