Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/6186 E. 2013/8097 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6186
KARAR NO : 2013/8097
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3. kişi vekili, … Alkollü İçkiler San. ve Tic.AŞ.nin borcu nedeniyle müvekkiline ait depoda 2.10.2009 tarihinde haczedilen mahcuzların müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını %40 tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, Şişli Mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava konusu 2.10.2009 tarihinde haczedilen mahcuzların daha önce yine aynı adreste 18.7.2009 tarihinde davacının muhasebe müdürü ve elamanı huzurunda tespitinin yapıldığını ve aynı malların 2.10.2009 tarihinde haczedilerek muhafaza altına alındığını, işyeri kira ve çalışma ruhsatının borçlu şirket adına olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davaya müdahil olarak katılan … Alkollü İçkiler San. ve Tic.AŞ.(Eski Ünvanı … Alkollü İçkiler San ve Tic.AŞ) vekili, dava konusu mahcuzların müvekkili şirkete ait olduğunu bu nedenle kendilerinin davaya dahil edilmesi gerektiğini, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise davalı yanında müdahil olarak katılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, tanık beyanları, faturalar, davacıya ait defter ve belgeler üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu, kira sözleşmesi, tutanaklar, vergi levhası ve toplanan delillere göre, dava konusu mahcuzların bedellerinin davacı tarafından ödenmiş ve mülkiyeti davacıya ait mallar olduğu gerekçesiyle davanın
kabulüne, dava konusu mahcuzların mülkiyeti davacıya ait olduğundan haczin kaldırılmasına, davalının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davacının %40 tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı AATUHK’nun 68.maddesine dayalı 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
Dava konusu 2.10.2009 tarihli haciz, davalı idare tarafından 18.7.2009 tarihinde borçluya ait malların tespitinin yapıldığı adreste, borçlu şirketin muhasebecisi ve Güney Marmara Bölge temsilcisi ile davacı 3.kişinin mali müşaviri, avukatı ve çalışanları huzurunda yapılmıştır. 18.7.2009 tarihli tutanak içeriğinden …,… adresindeki depoda davacı 3.kişinin mali müşaviri ve muhasebe sorumlusu huzurunda tespit yapıldığı, davacı 3.kişinin mali müşaviri …’ün tespit yapılan depoda faturalı ve konsinye olmak üzere borçlu şirkete ait rakı, likör, cin ve enerji içeceği bulunduğunu beyan ettiği, depoda bulunan iki sayfadan oluşan faturalı çesitli ebat ve cinslerde 34169 adet alkollü içeceğin borçlu tarafından faturalandırılmış imzalı stok bilgisinin ve ayrıca borçlu tarafından konsiye olarak bırakılan 15 kalemden ibaret 50496 adet çeşitli ebat ve cinste alkollü içecek olduğuna ilişkin imzalı stok bilgisinin alındığı, yapılan tespitten önce gün içinde 1800 adet konsinye malın … pazarlama … ‘a gönderildiğinin tespit edildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu 2.10.2009 tarihli haciz tutanağından ise 18.7.2009 tarihinde tespiti yapılan borçluya ait malların büyük çoğunluğunun yerinde olmadığı, davacı 3.kişi vekili ile mali müşavirinin 18.7.2009 tarihinde tespiti yapılan borçluya ait malların borçlu şirket tarafından faturası gelmeden geri alındığını beyan etikleri bu konuda borçlu tarafından davacı 3.kişi adına düzenlenmiş yirmi sayfa fatura sundukları ve mevcut malların davacı 3.kişiye ait olduğunu belirterek istihkak iddiasında bulundukları, davacı 3.kişi vekilinin istihkak iddiasının reddedildiği ve 18.7.2009 tarihinde tespiti yapılan mallardan 6.101 adet muhtelif alkollü içeceğin haczedildiği anlaşılmaktadır.
TAPDK tarafından 14.1.2008 tarihinde düzenlenen Tütün Mamulü Alkol ve Alkollü İçki Toptan Satış Belgesinden haciz adresinin borçlu şirkete ait olduğu, 1.1.2008 tarihli kira sözleşmesinden haciz adresinin yarısının davacı 3.kişi tarafından borçluya kiralandığı, borçlu şirketin 2.1.2008
tarihli yönetim kurulu kararı ile haciz adresinde depo açılmasına ilişkin karar aldığı anlaşılmaktadır. Hükme esas 11.5.2011 tarihli bilirkişi raporundan incelemenin sadece davacı 3.kişinin ticari defterleri üzerinde yapıldığı, davacının borçlu ile aralarındaki 1.1.2009-30.11.2009 tarihleri arasındaki ticari ilişki nedeniyle 203.395,32 TL alacaklı olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır. Anılan raporda davacı tarafından, hangi tarihte ne tür ve ne miktar mal alındığı, iade faturalarının hangi mallara ilişkin düzenlendiği, ödemelerin hangi mallara ilişkin olduğu, davacının hangi ticari defterinde hangi kaydın bulunduğu defterlerin onay tarihleri açıkça belirtilmediğinden ve rapor açık ve denetime elverişli bulunmaması nedeniyle hükme esas alınması isabetli görülmemiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle davacı 3.kişinin işe başladığı tarihten bugüne kadar, borçlu şirketin kurulduğu tarihten bugüne kadar tüm ticari sicil ve vergi kayıtlarının ve varsa vergi yoklama fişlerinin ilgili ticaret sicil memurluğu ve vergi dairesi müdürlüğünden istenerek aralarında organik bağ bulunup bulunmadığı, haciz adresinin hangi tarihten beri kim tarafından kullanıldığının belirlenmesi, dosyada mevcut 1.1.2008 tarihli kira sözleşmesinin vergi dairesine bildirilip bildirilmediği bildirilmiş ise ilgili bildirimin istenmesi kira ödemesine ilişkin taraf delillerinin sorularak toplanması, tüm bu belgeler toplandıktan sonra 18.7.2009 tarihindeki tespit raporunda belirlenen menkuller ile 2.10.2009 tarihinde haczedilen menkullerle ilgili dosyada mevcut fatura ve konsiye faturaları da değerlendirilmek suretiyle davacı 3.kişi ve borçlu şirketin ticari defterleri üzerinde hesap uzmanı bilirkişiden ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması, konsiye mal teslimine ilişkin ticari örf ve adet ile taraflar arasında benzer uygulama var ise ne şekilde yapıldığı hususunda da bilirkişiden değerlendirme yapılması istenerek, toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Kabule göre de; 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 168.maddesinde değişiklik yapan 5904 Sayılı yasanın 35.maddesi “6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir”. hükmünü içermektedir.Somut olayda davacı 3.kişi
yararına anılan yasal değişiklik gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nisbi vekalet ücreti takdiri de doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 30.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.