YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/663
KARAR NO : 2013/5283
KARAR TARİHİ : 11.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı taraf aracının müvekkiline ait araca çarparak hasarlandığını, davalı sürücünün güvenli takip mesafesini korumaması nedeniyle asli kusurlu olduğunu, tesbit raporuna göre, müvekkilinin aracında 5.000 TL’sı değer kaybı olmak üzere toplam 17.623 TL tutarında hasar bulunduğunu, müvekkilinin aracını 11.426,50 TL karşılığında tamir ettirdiğini, davalı sigortacının ihbara rağmen hasarı ödemediğini belirterek şimdilik 5.000 TL’sı değer kaybı olmak üzere toplam 16.426,50 TL’nın dava tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar … ve … vekilleri, olayda davacıya ait aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkili … ‘in kendi şeridinde seyrettiği sırada davacı aracının sürücüsünün aniden sol şeritten, sağ şeride geçmek için doğrultu değiştirdiğini ve müvekkiline ait aracın önünden geçerken durakladığını, kazanın bu şekilde meydana geldiğini, hatalı sollama yapıldığını, hasar miktarının fahiş olduğunu, değer kaybının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …vekili, olayda davacıya ait aracın dava dışı sürücüsü …’ın kusurlu olduğunu, sürücünün maddi hasarlı kaza tesbit tutanağında da kusurunu
kabul ettiğini, hatalı sollama yaparak şerit değiştirmek istediğini, davacının kusuru ve zararı ispatlamasının gerektiğini, değer kaybından sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3.827 TL tazminatın yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. AAÜT’nin 3/2.maddesi gereğince; müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sesebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.
Somut olayda, davalılar davacı taraf aracına çarparak hasarlanmasına sebebiyet veren, aracın işleteni, sürücüsü ve ZMSS şirketidir. Hasardan, müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunmaktadır. Davacı vekili, kazanın meydana gelmesinde, davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğuna dayanarak 16.426,50 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı sürücünün %25 oranında davacı tarafın %75 oranında kusurlu olduklarını, toplam 15.308,49 TL tutarında davacı zararı olduğunu tesbit etmiş; davalı taraf %25 kusur oranına isabet eden 3.827 TL tazminatla sorumlu tutulmuştur.
Bu durumda mahkemece, müteselsilen sorumlulukları bulunan davalılar aleyhine açılan davanın ret sebebi aynı (ortak) olduğundan, davalılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı …için ayrı, davalılar … ve … için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, davacı vekilinin tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan tahsilini talep etmesine rağmen, temerrüt tarihi hakkında olumlu yada olumsuz hiç karar verilmemesi de doğru değil; bozma sebebi ise de; bu konulardaki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte
görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle, mülga 1086 sayılı HUMK’nın 438/7.maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … Taş. Tic. Ltd. Şti vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 5.bendinde yazılı “davalı …kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca ret edilen miktar üzerinden hesap edilen 1.571,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” tümcelerinin tamamen hüküm fıkrasından çıkartılmasına, hüküm fıkrasının 4.bendinde yazılı “davalılar … ve …” tümcesinden sonra gelmek üzere “ile davalı …Ş” tümcesinin hüküm fıkrasına yazılmasına, yine hüküm fıkrasının 1.bendinde yazılı “davanın kısmen kabulü ile, 3.827,00 TL’nın” tümcesinden sonra gelmek üzere “22.04.2011 dava tarihinden itibaren işleyecek” tümcesinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.