YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6711
KARAR NO : 2013/8098
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili,müvekkilinin dava dışı … ‘tan 8.1.2007 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi ile İstanbul Kartal … ada 3 parselde kayıtlı 4.kat 13 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, satış vaadi sözleşmesinin 24.10.2007 tarihinde tapuya şerh edildiğini,8.2.2011 tarihinde kesinleşen mahkeme karar ile taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verildiğini,bu arada dava dışı borçlu … ‘nın davalı kuruma olan borcu nedeniyle anılan taşınmaz üzerine davalı kurum tarafından 7.7.2008 tarihinde haciz konulduğunu,haczin kaldırılması için davalı kuruma 12.4.2011 tarihinde başvurmalarına rağmen talebin 11.7.2011 tarihinde reddedildiğini belirterek müvekkili tarafından satış vaadi sözleşmesi ile satın alınan ve tapuya şerh tarihinden sonra eski malikin ortak olduğu şirketin prim borcuna istinaden konulan davalı kurum haczinin fekkine, ayrıca dava süresince konulması halinde diğer hacizlerin de fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı idare vekili, 5510 Sayılı Kanunun 88/18.maddesi gereğince Bursa İş Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğunu, davanın süresinde açılıp açılmadığının incelenmesi gerektiğini, tescil kararında haczin kaldırılması yönünde bir hüküm bulunmadığını, davacının 5510 sayılı Yasa ve ilgili yönetmelik gereğince işlem yapması gerekirken süresinden sonra açtığı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre, satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh edildiği 24.10.2007 tarihinden sonra önceki malikin borcu nedeniyle 7.7.2008 tarihinde konulan haciz ve borçtan dolayı davacının sorumlu tutulamayacağı, satış vaadi sözleşmesi tapuya şerh edilmiş olmakla kuvvetlendirilen şahsi hakkını davacının davalıya karşı ileri sürebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıya ait dava konusu taşınmaz üzerindeki 7.7.2008 tarihli haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5510 Yasanın 88. maddesi uyarınca kurum alacaklarının tahsilinde 6183 Sayılı Yasanın uygulanması gerektiği, aynı yasanın 101.maddesinde de bu kanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde alacaklı Sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer iş mahkemesi yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Somut olayda dava, davalı SGK Başkanlığı Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından dava dışı borçlunun prim, idari para cezası ve muhtelif borçları nedeniyle yapılan takip sırasında dava konusu taşınmaza konan haczin kaldırılması istemine ilişkin olup uyuşmazlığa Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bakılmıştır. Oysa görev hususu res’en dikkate alınarak yukarıdaki yasal düzenleme gereğince davaya Bursa İş mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 30.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.