Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/6837 E. 2013/8825 K. 10.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6837
KARAR NO : 2013/8825
KARAR TARİHİ : 10.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkiline ait aracın, yol üzerine dökülen mıcırın sıkıştırılmamış olması nedeniyle direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sonucu yoldan çıkarak hasarlandığını, yolda yapılan çalışma nedeniyle herhangi bir uyarıcı levha konulmadığını ve işaretleme yapılmadığını belirterek hasar bedeli 7.801,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, yoldaki çalışmanın müvekkili belediye tarafından yapılmadığını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 2.812,50 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava dilekçesinde talep edilmeyen manevi tazminatın yargılama aşamasında talep edilmesinin mümkün olmaması nedeniyle manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının işleteni olduğu aracın, yola dökülen mıcırın sıkıştırılmadan bırakılması nedeniyle aracın direksiyon hakimiyetinin kaybedilerek tek taraflı kaza yapması sonucu hasarlandığı iddiasıyla davalı belediyeye karşı dava açılmış olup, davada hizmet kusuruna dayanılmıştır. Kamu hizmeti
görmekle yükümlü olan belediyeler, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunludur. O halde mahkemece, adli yargının yargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 10/06/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.