YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7227
KARAR NO : 2013/8071
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın, 16.05.2008 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucunda müvekkillerinin yaralandığını belirterek toplam 6.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece verilen 16.09.2010 günlü ilk kararda; “… davanın kısmen kabulü ile 117,90 TL maddi tazminatın, davacı … için 5.000,00 TL, davacı … için 3.000,00 TL, davacı … için 3.000,00 TL manevi tazminatın davalı …’den tahsiline, diğer davalı …’e yönelik manevi tazminat talebinin reddine…” karar verilmiştir. Anılan kararın davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 27.02.2012 günlü bozma kararında; ilk bentte davalıların tüm, davacıların öteki temyiz itirazları reddedilmiş ve ikinci bentte; davacıların diğer temyiz itirazları yönünden; davalı …, sevk ve idaresindeki araç ile şerit ihlali yaparak davacı …’in kullandığı araca çarpmış, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına neden olmuştur. a)Dosya kapsamından davalı …’in araç maliki olduğu anlaşılmaktadır.davalı … de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi gereğince, işleten sıfatı ile doğan manevi zarardan sorumlu tutulmalıdır. B) Davaya konu zarar, haksız eylemden kaynaklandığından ve davacının istemi de olay tarihinden itibaren yasal faiz olduğuna göre, istem gibi olay tarihinden
itibaren faize karar verilmelidir. Bu husus dikkate alınmadan maddi tazminata dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değildir. C) Dosya içeriğinden, davacıların çocuğu …’ın davaya konu olan kaza nedeniyle kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı ve bu nedenle tedavi gördüğü anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece, tedavi giderine yönelik belgeler istenmeli, şayet tedaviye ilişkin belge yok ise davacıların çocuğunun yaralanmasına ilişkin adli rapor içeriği, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler birlikte gözetilerek sadece belgelendirilen tedavi giderleriyle sınırlı kalmaksızın gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yapılmak suretiyle Borçlar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca bir karar verilmelidir. Şu halde mahkemece sadece belgelendirilen tedavi giderine yönelik karar verilmiş olması doğru değildir…” gerekçesi ile karar, davacılar yararına bozulmuştur.
Yerel mahkemece, bu bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve “…davanın kısmen kabulü ile tedavi giderleri için 400,00 TL tazminatın, davacı … için 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı … ve … için 3.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline…” karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 754,43 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 30.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.