YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7425
KARAR NO : 2013/9255
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı aracın tek taraflı kazada hasara uğradığını, davalının ihbara rağmen sigorta tazminatı ödemediğini ve hasarı tespit ettirdiklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (araç hasarına ilişkin) 24.189,23 TL. nın ve 3.060,00 TL. Araç kiralama bedeli ile 118- TL çekici ücretinin hasar tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kaza tarihi ile hasarın uyuşmadığını, doğru ihbar yükümlülüğüne uyulmadığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulü ile 27.363,23 TL.nın 11.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük olmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Kasko Sigortası Genel Şartları’nın B.3.1. maddesine göre, sigortacı hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp, hasar ve tazminat miktarını tespit ederek sigortalıya bildirmek zorundadır. 11.10.2008 tarihinde oluşan rizikonun ihbarından sonra, ekspertiz raporu 20.10.2008 günü düzenlenerek davalı sigortaya sunulmuştur. Bu durumda, davalı … şirketi ekspertiz raporunun düzenlenme tarihinde gerçek zararı öğrendiğinden, bu tarihte temerrüde düştüğünün kabulü gerekir.
O halde mahkemece, hükmedilen tazminata, ekspertiz raporunun düzenlenme tarihi olan 20.10.2008 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, olay tarihinin faiz başlangıcına esas alınması doğru değil, bozma nedenidir.
3-6100 Sayılı HMK.’nun 266. (1086 Sayılı HUMK.’nun 275.) ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Sonucu açık ve belli durumlar ayrık olmak üzere, trafik kazalarında hasarın tespiti de uzman bilirkişi aracılığıyla yapılmalıdır.
O halde mahkemece, trafik hasar uzmanı bilirkişiden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, tek taraflı olarak alınan hasar tesbit raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 17.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.