Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/7444 E. 2013/9856 K. 24.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7444
KARAR NO : 2013/9856
KARAR TARİHİ : 24.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … Taş. Tic. A.Ş tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, müvekkillerinden …’in 28.12.2001 tarihinde davalılardan …’nün kullandığı, … A.Ş.’ne ait araç ile …’in kullandığı, Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş.’ne ait ve … Turizm adına hareket eden otobüsün çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ağır bir şekilde yaralandığını, kaza sırasında kazaya karışan otobüste yolculuk etmekte olan müvekkili Metehan’ın bu kaza nedeni ile uzun süre yatalak kaldığını, tedavisinin halen devam ettiğini, kaza nedeni ile yürüme fonksiyonlarında araz oluştuğunu, bu olaydan dolayı müvekkili Metehan ile diğer müvekkilleri olan Metehan’ın anne ve babasının maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, Metehan için 30.000,00.TL, anne ve babası olan diğer müvekkillerinin her biri için 5.000,00 TL manevi tazminat ile baba …’in kazadan dolayı yaptığı masraflar karşılığı 1.000-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama
sırasında yapılan ıslah ile müvekkili Metehan için 31.190,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Mot. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. A.Ş. vekili, kazada otobüs sürücüsü …’in kusuru bulunmadığını, istenen tazminatların haksız ve fahiş olduğunu, kazaya karışan otobüsün Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş.’den taşıt kira sözleşmesi ile kiralandığını, araç malikinin de işleten ile birlikte sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı …Ş. vekili, kazaya karışan otobüsün sözleşme ile … Mot.Taş.San.ve Tic. Ltd. Şti.’ne 6 ay süre ile kiraya verildiğini, söz konusu uzun süreli kira akdi nedeni ile müvekkili şirketin KTK’nun 3 ncü maddesi uyarınca işleten sıfatına haiz olmadığını savunarak, davanın husumet yönünden reddini istemiştir.
Davalı … Dış Tic. ve Nak.A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı …Ş. aleyhine açılan davanın reddine, davalı … hakkında açılan dava takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına, 31.190,76 TL maddi tazminat ile 750,00 TL tedavi giderinin ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar … Seyahat Taşımacılık San. ve Tic.Ltd.Şti., … Nakliye A.Ş. ve …’den olay tarihi olan 28.12.2001 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsil edilerek davacı …’e ödenmesine, diğer davacıların manevi tazminat istemleri ile sübuta ermeyen maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı … Taş. Tic. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından yapılan temyiz incelemesi sonucunda; değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile taşıma sözleşmesinin ifası sırasında meydana gelen yaralanma nedeniyle açılacak davanın TTK’nun 767/5 nci maddesi delaletiyle Borçlar Kanunu’nun 125 nci maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan ıslah tarihi itibariyle anılan sürenin geçmemiş olmasına ve kazaya karışan yolcu otobüsünün maliki olan
Davalı …Ş. ile temyiz eden davalı arasında yapılan araç kira sözleşmesi ve somut olayın özelliklerine göre otobüs maliki şirketin işleten sıfatının bulunmamasına göre temyiz eden davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, davacı …’in yolcu olarak bulunduğu otobüs ile davalı … A.Ş.’ne ait aracın karıştığı kazada kusur oranları kesin olarak belirlenmemiştir. Birden fazla motorlu aracın karıştığı kazada zarar görenlere karşı motorlu araç işletenleri müteselsilen sorumlu ise de sorumlu tutulabilmeleri için işlettikleri araç sürücüsünden veya araçtan kaynaklanan bir kusurlarının bulunması zorunludur. Somut olayda ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporlarından ikisinde otobüs sürücüsü …’e kusur verilmemiştir. Bu durumda mahkemece öncelikle kazaya karışan araçların kusur oranlarının kesin olarak belirlenmesi gerekmektedir. Ceza yargılamasının sonuçlanıp sonuçlanmadığı belli olmadığı gibi mahkemece de bu hususta bir inceleme yaptırılmamıştır. O halde, kazadaki kusur durumunun açıklığa kavuşturulması, buna göre davalı … sürücüsüne kusur verilmiş ise temyiz eden davalı işletenin meydana gelen davacı zararından diğer işleten ve sürücüler ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunun kabulü, ancak kazanın oluşumuna gerek otobüs sürücüsünün kusuru, gerekse işletilen araçtaki bir bozukluğun etkisi olmadığının belirlenmesi halinde ise bu durumda temyiz eden davalı işletenin meydana gelen zararlardan sorumlu olmadığının kabulü ile hakkındaki davanın reddi gerekeceğinden öncelikle kazadaki kusur durumunun açıklığa kavuşturularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir.Kabul şekline göre de, davacı Metehan’ın sürekli maluliyet zararının belirlenmesinde askerlik süresinin nazara alınıp alınmayacağı konusunda bir değerlendirmede bulunulmamıştır. Bu husus üzerinde durulmadan ve gerekçesi ortaya konulmadan askerlikte geçecek süre için de zarar hesabı yapılması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davacı Metehan’ın uğradığı maddi zarara ilişkin tazminat istemi yapılan ıslah ile 31.190,00 YTL ye çıkarılmıştır. Ancak, mahkemece bu miktardan başka anılan davacı yararına 750,00 YTL tedavi gideri de hüküm altına alınmak sureti ile HUMK’nin 74 ncü maddesinde düzenlenen
Talepten fazlasına karar verilemeyeceği yönündeki ilkeye aykırı davranıldığından kararın kabul şekline göre bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, ıslah dilekçesinde ıslah edilen miktara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin istenmiş olmasına göre istem uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ıslah edilen miktara olay tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi sureti ile istemin aşılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Temyiz eden davalı şirket vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının ise yukarıda yazılı 2 numaralı bentte açıklanan bozma neden ve şekline göre incelenmesine gerek görülmemiştir.
Mahkemece bozmaya uygun yapılan yargılama sonucunda;
1-Davalı … hakkında açılan davanın HMK 150 maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Davalı … hakkında açılan davanın husumetten sıfat yokluğundan REDDİNE,
3-Diğer davalılar hakkında açılan maddi tazminat davasının kabulü ile , 1.000,00 TL nin olay tarihinden 30.190,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … Dış Tic. Ve nak Aş ,…,… Turizm ( … Seyehat Taş Tic Aş)’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı … … e VERİLMESİNE,(Olay tarihi 28/12/2001 ‘dir)
4-Davacı … … tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 20.000,00 TL nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … Dış Tic. Ve nak Aş ,…,… Turzm ( … Seyehat TaŞ Tic Aş)’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı … … e VERİLMESİNE,(Olay tarihi 28/12/2001 ‘dir)
5-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
6-Diğer davacıların maddi manevi manevi tazminat taleplerinin REDDİNE karar verilmiş, hüküm;davalılardan … Seyahat tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3.526,92 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına 24.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.