YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7957
KARAR NO : 2013/8994
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların sürücüsü ve işleteni oldukları aracın 16.08.2005 tarihinde müvekkillerinin desteği … ’e çarpması sonucu onun yaşamını yitirmesine neden olduğunu, davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğunu belirterek ölenin anne ve babası olan davacılar için 20.000,00 er TL maddi ve 10.000,00’er TL manevi tazminatın, ölenin kardeşleri olan diğer iki davacı için de 10.000,00 er TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacılar vekili tarafından 03.01.2008 tarihli ıslah dilekçesi verilerek maddi tazminat istemi, yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda artırılmış ve toplam 49.330,00 TL maddi tazminat istenmiştir.
Davalılar ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu kararın davacılar vekili ve davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 17.03.2011 tarihli bozma kararı ile yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve taleple bağlı kalınarak “… davacı baba için 21.684,54 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi
Tazminatın, davacı anne için 27.646,61 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın, diğer davacılar için 5.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline…” karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalılar vekilinin, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde olmayan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, verilen ilk kararda hükme esas alınan tazminat bilirkişi raporunda, desteğin aylık gelirinin 1.600,00 TL olduğu varsayılarak hesaplama yapılmış ve bu bilirkişi raporuna göre davacı anne için 27.646,61 TL maddi, davacı baba için 21.684,54 TL maddi tazminata karar verilmiştir. Bu kararın davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Anılan bozma ilamının, davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine ilişkin 3.bendinde; “…a) Sigorta Şirketi ödemesinin yasal faiz üzerinden güncelleştirilerek indirilmesi gerekir. b) Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, meslek odası tarafından bildirilen 2007 yılı geliri üzerinden destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı anlaşılmaktadır. Zararın, olay günündeki verilere göre belirlenmesi gerekir. Yerel mahkemece, desteğin bağlı olduğu meslek odasından, desteğin olay tarihinde elde ettiği geliri sorulup belirlenecek bu gelire göre hesaplama yapılması gerekirken, olay tarihinden sonraki bir tarihe göre belirlenen gelir üzerinden yapılan hesaplama benimsenerek karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesi ile karar davalılar yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve desteğin bağlı bulunduğu Denizli Sanayi Odası’ndan olay tarihi itibariyle geliri sorulmuştur. Denizli Sanayi Odası tarafından gönderilen cevabi yazıda, “olay tarihi olan 16.08.2005 tarihi itibariyle Denizli’ de tekstil fabrikalarında fason olarak iş yapan ve yanında 7-8 kişi çalıştıran birinin aylık kazancının 2.000,00- 5.000,00 TL arasında olacağı” bildirilmiştir.
Mahkemece, olay tarihi itibariyle belirlenen bu gelire göre hesaplama yapılması için bilirkişiden ek rapor alınmıştır. 13.07.2012 tarihli ek raporda; Denizli Sanayi Odası tarafından bildirilen miktarların ortalamasına göre desteğin olay tarihi itibariyle aylık kazancının 3.500,00 TL olabileceği kabul edilerek hesaplama yapılmış, sigorta şirketi ödemesi güncelleştirilerek indirilmiş ve sonuçta davacı babanın destekten yoksun kalma zararının 53.363,98 TL, davacı annenin zararının 69.532,21 TL olacağı bildirilmiştir. Mahkemece, bu ek raporun benimsendiği ve hükme esas alındığı açıklanmış, ancak taleple bağlı kalınarak davacı baba için 21.684,54 TL maddi, davacı anne için 27.646,61 TL maddi tazminata karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmadan önce verilen ilk kararda, hükme esas alınan tazminat bilirkişi raporunda, desteğin aylık geliri 1.600,00 TL kabul edilerek, bu miktar üzerinden hesaplama yapılmıştır. Mahkemece, bozmadan sonra verilen kararda, her ne kadar taleple bağlı kalınarak yine ilk karardaki maddi tazminat miktarlarına hükmedilmişse de; gerekçede, bozma kararından sonra alınan ek raporun benimsendiği ve hükme esas alındığı açıklanmıştır. Bozma kararından sonra verilen karara esas alınan ek raporda ise, desteğin gelirinin 3.500,00 TL olacağı varsayılarak hesaplama yapılmış ve davacıların destekten yoksun kalma zararlarının daha fazla olduğu tespit edilmiştir.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesi’nin bozma kararının yukarıda yazılı 3. bendi ile desteğin olay tarihi itibariyle gelirinin belirlenmesi, davalılar yararına bozma nedeni yapılmıştır. Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmekle, davalılar yönünden usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Bu durumda; mahkemece, bozma kararından sonra desteğin olay tarihi itibariyle gelirinin daha fazla olduğu tespit edilmişse de, davalılar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar nazara alınarak 1.600,00 TL üzerinden yapılan hesaplama ile belirlenen tazminat miktarından sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme, önceki rapor tarihine göre güncelleştirilerek indirilmesi ve bu şekilde belirlenen tazminata karar verilmesi gerekirken, bozmadan sonra daha fazla olarak belirlenen gelire göre hesaplama yapılması ve bu ek bilirkişi raporunun hükme esas alınması usul ve yasaya uygun görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalılar yararına BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 13.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.