YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8084
KARAR NO : 2013/14581
KARAR TARİHİ : 30.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu aracın davalılardan … tarafından kiralandığını ve anılan davalı tarafından kira dönemi sırasında meydana gelebilecek zararlara karşılık … Turizm A.Ş. lehine tanzim edilen bononun müvekkiline verildiğini belirtip, kiralama süresi sırasında diğer davalı …’in sevk ve idaresinde meydana gelen kaza sonucu hasarlanan aracın fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere uğradığı zarar miktarı olan toplam 26.063,90 TL’nin davalılardan 03.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, husumete itiraz edip aracı kullananın ve işletenin müvekkili olmadığını, aracın kasko sigortası olması gerektiğini bildirmiş ve kusur ile hasara itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bu tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 18.370,50 TL tazminatın davalılar … ve …’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 936,09 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına 30.10.2013 gününde üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacının işleteni olduğu aracın, dava dışı … Turizm AŞ tarafından davalı …’a kiralandığı, aracın diğer davalı … sevk ve yönetiminde iken hasarlandığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı … ile davacı arasında akdi bir ilişkinin bulunmamasına, adı geçen davalının haksız eylem failide olmamasına göre eldeki davada davalı …’a husumet yöneltilmesi mümkün değildir.
Davalı … aleyhindeki davanın husumet yönünden red edilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken bu yöne ilişkin davalı …’in temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.