Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/8664 E. 2013/8993 K. 13.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8664
KARAR NO : 2013/8993
KARAR TARİHİ : 13.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve işleteni oldukları aracın 10.03.2003 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucunda müvekkilinin bacağından yaralandığını belirterek, 7.000,00 TL manevi ve 15.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili tarafından 23.03.2007 tarihli ıslah dilekçesi verilerek maddi tazminat istemi, yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda artırılmış ve toplam 55.093,12 TL maddi tazminat istenmiştir.
Davalılar ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından yerel mahkeme kararı onanmış ise de davalıların karar düzeltme isteminde bulunmaları üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 16.12.2010 tarihli kararı ile yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve davanın kısmen kabulü ile araç hasarı için 4.311,72 TL, daimi iş göremezlik zararı için 51.327,75 TL, ancak aleyhe hüküm verme yasağı gereğince 47.047,09 TL maddi tazminat tayin ve takdirine, 1.500,00 TL manevi tazminat ile birlikte dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve
müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalılar vekilinin, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde olmayan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, verilen ilk kararda, sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle 47.047,09 TL maddi tazminata karar verilmiştir. Bu karar, davalıların karar düzeltme isteminde bulunmaları üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 16.12.2010 tarihli kararı ile; “… Dosya içeriğine göre, davacının sürekli iş göremezlik oranı % 18 olup iş göremezlik zararının hesaplanmasına ilişkin raporun işleyecek döneme ilişkin bölümde davacının sürekli iş göremezlik oranı % 20 kabul edilerek fazla tazminat hesaplandığı anlaşılmıştır…” gerekçesi ile yerel mahkeme kararı davalılar yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve bozma kararı doğrultusunda hesaplama yapılmak üzere bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi ek raporunda; işleyecek dönem zararının % 18 oranı üzerinden hesaplanması sonucunda davacının sürekli iş göremezlik zararının 43.730,34 TL olacağı bildirilmiştir. Davalıların bu ek bilirkişi raporuna itiraz etmeleri üzerine mahkemece başka bilirkişilerden rapor alınmıştır. Mahkemece, hükme esas alınan 08.06.2012 tarihli bu raporda; davacının sürekli iş göremezlik zararının 51.327,75 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. Mahkemece, bu bilirkişi raporuna göre, “…daimi iş göremezlik zararı için 51.327,75 TL, ancak aleyhe hüküm verme yasağı gereğince 47.047,09 TL maddi tazminat tayin ve takdirine,…” biçiminde karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozmadan önce verilen ilk kararda, 47.047,09 TL maddi tazminata karar verilmiştir. Bozmadan sonra verilen kararda ise, her ne kadar aleyhe hüküm kurma yasağı nedeniyle yine ilk kararla aynı maddi tazminat miktarına hükmedilmişse
de, gerekçede; bozmadan sonra alınan ve davacının sürekli iş göremezlik zararını 51.327,75 TL olarak belirleyen son bilirkişi raporunun benimsendiği ve hükme esas alındığı açıklanmıştır.
Mahkemece verilen ilk karar, davacı tarafından temyiz edilmediğinden davacı yönünden zarar miktarı 47.047,09 TL olarak kesinleşmiştir. Mahkemece, her ne kadar yine ilk karardaki miktara hükmedilmişse de gerekçedeki açıklamaya göre, davacının ilk kararda hükmedilen miktardan daha fazla zararının olduğunun kabul edilmiş olması doğru değildir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmekle, davalılar yönünden usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Bu durumda; mahkemece, bozma kararı doğrultusunda alınan ek bilirkişi raporunda belirlenen 43.730,34 TL tazminata karar verilmesi gerekirken, bozma kararının sonucunu etkisiz bırakacak şekilde davalılar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar ve ilk kararda hüküm altına alınan miktarın davacı yönünden kesinleştiği nazara alınmadan, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 13.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.