Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/9456 E. 2013/12732 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9456
KARAR NO : 2013/12732
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait aracın, müvekkili şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın karıştığı kaza sonucu zarar gören diğer araç için davalının %80 kusur oranına isabet eden hasar bedelinin ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olarak kaza yapmış olması nedeniyle rücu hakkının doğduğunu belirterek 6.320 TL. tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı … şirketinin ödememesi gereken tazminatı ödediğini, halefiyet hakkının doğmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava zorunlu mali sorumluluk sigorta ilişkisinden kaynaklanan rücu davasıdır.Bu tür davalarda sigortacı 2918 sayılı karayolları trafik yasasının 95/2. maddesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B-4.maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşemeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Taraflar arasında geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe genel şartlarının B.4.d) maddesinde Tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine
2013/9456
2013/12732
verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay, yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigorta şirketinin sigortalıya rücu edebileceği kabul edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının %80 oranında diğer araç sürücüsünün ise %20 oranında kusurlu oldukları belirtilmiş yapılan incelemede davalının olay sırasında alkollü olduğu ve kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği belirtilmiştir. Ancak Bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde her iki sürücünün kural ihlalinin etkili olduğu belirlenerek her iki sürücüye de kusur verilmiş olmakla olay kusur olgusuna dayandırılmıştır. Kazanın meydana gelmesinde sürücünün alkollü olmasının etkili olması hali ile kazanın salt sürücünün aldığı alkolün etkisi ile meydana gelmesi hali ayrı hususlardır. Açıklanan nedenlerle kazanın meydana gelmesinde diğer araç sürücüsünün de kusurlu olması nedeniyle, davalının aldığı alkolün kazaya münhasıran etkili olduğu kabul edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 24.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.