YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13621
KARAR NO : 2014/15946
KARAR TARİHİ : 13.11.2014
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki taşınmaz hukukuna ilişkin davada … Asliye Hukuk ve … Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R –
Dava, dava konusu taşınmazın yüzölçümünün düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nce, davanın mahiyeti itibariyle çekişmesiz yargıya tabi tapu kaydında düzeltim talepli olduğu ve Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesi ise, davacının talebinde fazla yerin adına tescili talep edildiği ve mülkiyet değişikliğine sebebiyet verebileceği ve bu nedenle, tapu kaydında düzeltim davası olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
5520 Sayılı Kanunla değişik 2644 Sayılı Tapu Kanununun 31. maddesine göre taşınmaz malların yüzölçümünün tapu sicilinde yazılı miktardan fazla olduğu hallerde bu fazlalığın bitişik araziye elatmaktan ileri gelmediği ve sınırlarında bir değişiklik olmadığı mahkemece tespit edildiği takdirde taşınmazın gerçek yüzölçümünün tapu siciline yazılmasına karar verileceği hükmüne yer verilmiştir.
3402 Sayılı Yasa’nın 41/I. Maddesinde ise “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde,yapılan düzeltme kesinleşir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda davacı, kadastro sırasında Şeyhmus Adıbelli adına tespit edilen ve tespiti 27.03.2012 tarihinde kesinleşen 315 ada 23 parsel sayılı taşınmazı 24.12.2012 tarihinde tapudan satın aldıkdan sonra, taşınmazın tapuda yazıldığı gibi 3 dönüm olmadığı, 14 dönüm olduğunu,30.05.2014 tarihli oturumdada taşınmazındaki noksanlığın komşu parselde bulunduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, çekişmenin 2644 ve 3402 Sayılı Yasadaki anlamıyla tapu kaydındaki yüzölçümü yahut tersimat hatasından ileri gelmediği anlaşıldığından, uyuşmazlığın tapu iptali ve tescil davası niteliğinde olduğu kabul edilerek dava tarihine göre, 6100 sayılı HMK.’nun 2/I maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 13.11.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.