YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16871
KARAR NO : 2014/18132
KARAR TARİHİ : 09.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tasarrufun iptali istemine ilişkin olarak açılan davada … 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ile … 2. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nce, davanın İcra İflas Kanununa göre açılan tasarrufun iptali davası olduğu ve Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi ise, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari ilişkiden kaynaklandığı gibi icra takibinin dayanağının da bono olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde (6102 sayılı TTK m. 4), bu kanundan doğan “hukuk davalarının” ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında 6102 sayılı TTK m. 5/II), bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan “davalara” ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir
Dava, İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların İİK.nın 281. maddesi uyarınca genel mahkemelerde görülmesi gerekmekte olup nitelikleri itibariyle de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda sayılan ticari davalardan da değildirler.
Bu durumda, açılan davanın ticari nitelikte olmaması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle;6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 09.12.2014 gününde Üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY-
TC Anayasası’nın 142.maddesinde “Mahkemelerin Kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usullerinin kanunla düzenleneceği”,
6100 sayılı HMK 1.maddesinde “mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği, göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu”,
6102 sayılı TTK’nun 4/1.maddesinde “her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile yasanın 4/1-f maddesinde “bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlemine ilişkin düzenlemelerde” öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı,
6102 sayılı TTK 5.maddesinde de “aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu” düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı … Ltd. Şti’nin dava dışı kurumla ilişkisinden doğan istihkakını davalı …ne temlik ettiği, bankanın da temlik aldığı alacağı davalı … Ltd. Şti hesabına yatırdığı, … Ltd. Şti dışındaki davalıların davacı alacaklının borçludan olan alacağını semeresiz bırakmak amacıyla hareket ettikleri, temlikin muvazaalı olduğu iddia edilmektedir.
Dava İİK 277 vd maddesinde düzenlenen tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Gerek İcra İflas Kanunu, gerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu, gerek Türk Ticaret Kanunu ve diğer tüm yasalarda tasarrufun iptali davalarında hangi mahkemelerin görevli olduğu konusunda yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu halde mahkemenin görevinin HMK ve TTK hükümlerine göre belirlenmesi gerekmektedir.
İptal istemine konu tasarrufu gerçekleştiren tüm davalılar tacir olup, dava konusu tasarrufun iptali tüm davalıların ticari işletmesini ilgilendirdiği gibi tacir olan davacının ticari işletmesini de ilgilendirmektedir.
Diğer taraftan davalılardan… Bankası A.Ş.’nin alacağı temellük etmesi ve temelük ettiği parayı diğer davalının hesabına yatırmasıda bankacılık işlemidir.
Bu halde uyuşmazlık 6102 sayılı TTK 4.maddesi gereğince ticari dava niteliğinde olup aynı yasanın 5.maddesi gereğince de uyuşmazlıkta Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir.
Sayın çoğunluk uyuşmazlıkta, Asliye Hukuk Mahkemesini görevli kabul ederken İİK 281.maddesi hükümlerine dayanmakta ise de, tasarrufun iptali davalarında yargılama usulünü düzenlenen İcra İflas Kanunun’nun 281.maddesinde görevle ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır.
Davanın basit yargılama usulüne tabi olmasıda (HMK 316, 322 md) mahkemenin görevi ile ilgili olmayıp basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerin ne şekilde görüleceğine ilişkindir.
Bu itibarla tasarrufun iptali davalarında mahkemenin görevini tayininde İİK 281.maddesi bir kriter teşkil etmemektedir.
Diğer taraftan sayın çoğunluğun, davanın niteliği itibariyle de 6102 sayılı TTK’da sayılan ticari davalardan olmadığı görüşüne katılmakta mümkün değildir.
Zira, tüm davalılar tacir olduğu gibi davacıda tacirdir. Dava sonucunda verilecek karar tüm tarafların ticari işletmelerini ilgilendirmektedir. Keza davalı bankanın gerçekleştirdiği işlemlerde bankacılık faaliyetidir. Bu nedenle dava 6102 sayılı TTK 4/1.maddesinde sayılan ticari dava niteliğinde olduğundan uyuşmazlıkta Asliye Ticaret Mahkemesi görevli bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşıması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan uyuşmazlıkta Asliye Hukuk Mahkemesini görevli kabul eden çoğunluk görüşüne karşıyım.