Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/19664 E. 2014/17073 K. 27.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19664
KARAR NO : 2014/17073
KARAR TARİHİ : 27.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, davalı …Ltd. Şti. vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların malik, işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın yaya müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek 1.000,00.-TL maddi tazminatın tüm davalılardan ayrıca 15.000,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı …Ş. vekili, kusur oranında, gerçek zarardan, poliçe limiti ile sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin işleten olarak sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, kusurunun bulumadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı…Ltd. Şti.’ne usulüne uygun davetiye tebliğine karşın davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalı sürücünün tali kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddi ile maddi tazminat isteminin atiye bırakılması nedeni ile talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2.500,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı …Ltd. Şti. vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde BK’nın 47. maddesindeki (6098 sayılı TBK m. 56) özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacı vekilinin, davalı …Ltd. Şti. vekili ve davalı …’ın yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT’nin 3/II. maddesi, ”Müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur” hükmünü içermektedir.
Ayrıca yine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 10/II. maddesi “Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez” şeklindedir.
Öncelikle mahkemece davacı yanın maddi tazminat istemini atiye bırakmasına (geri alması) karşın lehine vekalet ücreti taktir etmesi doğru görülmemiştir.
Bunun yanında maddi tazminat isteminin atiye bırakılması nedeni ile davalılar yararına tek vekalet ücreti yerine ayrı ayrı vekalet ücreti taktiri ve davacının talep ettiği manevi tazminatın bir kısmının reddedilmiş olması bakımından temyiz eden davalı …Ltd. Şti. lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da hatalı olmuştur.
Ne var ki, bu bentte açıklanan yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nin geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMUK’nin 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, davalı …Ltd. Şti. vekili ve davalı …’ın sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, davalı …Ltd. Şti. vekili ve davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 8. bendenin tamamen çıkartılmasına, 7. bendin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “atiye bırakılan maddi tazminat miktarı dikkate alınarak davada kendilerini vekille temsil ettiren davalı …Ş. ve davalı …Ltd. Şti.’ye 1.200,00.-TL vekalet ücretinin davacı yandan alınarak sözkonusu davalılara verilmesine” ibaresinin yazılmasına, ayrıca 7. bentten sonra gelmek üzere 8. bent olarak “davacı yanın talep etmiş olduğu manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden AAÜT’nin 10/II. maddesi gereğince kendisini vekkille temsil ettiren davalı…Ltd. Şti. lehine 1.200,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalılar…Ltd. Şti ve …’a geri verilmesine 27.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.