Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/20064 E. 2017/2817 K. 16.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20064
KARAR NO : 2017/2817
KARAR TARİHİ : 16.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 21/02/2012 tarihinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı …. Kitabevi isimli iş yerinde davalı Belediyesinin Zabıta Binasının tıkanan kanalizasyonuna su basması nedeniyle hasar meydana geldiğini, söz konusu hasar neticesinde yapılan ekspertiz çalışması sonucunda hasar nedeniyle müvekkili şirketçe sigortalısına 2.506,00 TL tazminat ödendiğini, davalı aleyhine … 3 İcra Müdürlüğünün 2012/5297 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yapılan takibe borçlunun itiraz ettiğini, borçlunun itirazının haksız ve yersiz olduğunu belirterek davalı borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; işyeri sigortası poliçesinden kaynaklanan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İdarenin görevini yasa ile belirlenen şekilde yerine getirip getirmediğinin, kamu hizmetini yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütüp yürütmediğinin, idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının yargısal denetimi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde “idari dava türleri” arasında sayılan “idari işlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davası” kapsamında, idari yargı yerlerine aittir.
Somut olayda; davalı … Belediyesi’ne ait zabıta binasının kanalizasyonundan hasar meydana geldiği iddia edilmiştir. Bu durumda; bir hizmet kusuruna değil, 6098 sayılı TBK’nın 69.maddesinde düzenlenen “yapı malikinin sorumluluğu” esaslarına dayanılmıştır. Mahkemece; adli yargı görevli olduğu kabul edilerek işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.