Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/20134 E. 2014/18880 K. 18.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20134
KARAR NO : 2014/18880
KARAR TARİHİ : 18.12.2014

MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/10/2012
NUMARASI : 2011/612-2012/453

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 11.İcra Müdürlüğü’nün 2010/68 sayılı takip dosyasından 25.08.2011 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin müvekkilinin işyerinde yapıldığını, borçlu adına telefon kaydı bulunmasının muvazaayı göstermeyeceğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacının haciz adresindeki faaliyetine hacizden kısa bir süre önce başladığının ve haciz mahallinin borçluya ait olduğunun komşularınca beyan edildiği, borçlunun mal beyanı dilekçesinde de bu adresin belirtildiğini, haciz mahallinde borçlunun kendisinin bulunduğunu, bu kişi ile davacı 3.kişinin müşterek çocuklarının bulunduğunu, haciz adresinin telefonunun borçlu adına kayıtlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece haciz adresinin daha önce borçlu tarafından işletildiği, işlerinin kötüye gitmesi nedeniyle işyerinin boşaltıldığı, bir süre boş halen işyerinin davacı tarafından kiralanarak faaliyete başlanıldığı, haczedilen malların davacı 3.kişiye ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 25.08.2011 tarihinde, borçlunun kardeşinin huzurunda yapılmıştır. Haciz mahallinde borçluya ait belgeler bulunmuştur. Bu halde İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Davacı 3.kişi karine aksini güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edemediği gibi, 3.kişi ile borçlunun kardeşinin ortak çocukları olduğu, haciz adresinde daha önce borçlunun faaliyet gösterdiği, borçlu ile akrabalık ilişkisi olan 3.kişinin borçludan sonra aynı adreste faaliyete başladığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, 3.kişi ile borçlu arasındaki ilişki, örtülü işyeri devri neteliğinde olup İİK’nun 44.ve BK’nun 179.(yeni 202.)maddeleri uyarınca işyeri devir alan 3.kişi işletmenin borçlarından da sorumlu olacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 18.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.