Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/20135 E. 2017/3047 K. 21.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20135
KARAR NO : 2017/3047
KARAR TARİHİ : 21.03.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen ….03.2017 Salı günü davacılar vekili Av. … …. geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Te
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıya zorunlu trafik sigortalı aracı kullanan sigortalı murisin üç taraflı trafik kazası sonucu vefat ettiğini, murisin müvekkillerinin eşi ve babaları olduğunu, müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını beyanla, belirsiz alacak davası olarak davacı eş Yurdagül için ….000 TL, davacı çocuklar için ….000’er TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle taleplerini davacı eş … için 99.268,59 TL, … için ….545,66 TL, … için ….605,66 TL, …. için ….097,60 TL, … …için ….482,47 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımının dolduğunu, mahkemenin yetkili olmadığını, sürücü muris kusurlu olduğundan davacıların tazminat hakkı olmadığını, müvekkilinin poliçe limiti ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile, 150.000,00 TL’nin (… için 99.268,59 TL, … için ….545,66 TL, … için ….605,66 TL, … için ….097,60 TL, … için
….482,47 TL olmak üzere) …/…/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
…-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
1086 sayılı HUMK’nın 388 ve 389. maddeleri ile 6100 sayılı HMK’nın karşılık 297/…-…. maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir.
Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur.
…’ın hukuka uygunluk denetimi yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hüküm bulunması gerektiği açıktır.
Mahkemece, gerekçe kısmında; hesap bilirkişi raporunda maddi tazminatın davacı eş …. için 99.268,59 TL, çocuklardan … için ….545,66 TL, … için ….693,… TL, … için ….097,60 TL, …. …. için ….097,60 TL olarak hesaplandığı, raporun taraflara tebliğ olunduğu, ek rapor alınmasını gerektirecek şekilde itirazda bulunulmadığı, hesaplanan zararın poliçe limiti kapsamında olduğu da gözetilerek rapordaki hesaplamanın hükme esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verildiği belirtildiği halde, hüküm kısmında davanın kabulü ile, 150.000,00 TL (…. için 99.268,59 TL,….için ….545,66 TL, …. için ….605,66 TL,… için ….097,60 TL, …. için ….482,47 TL olmak üzere)’ye hükmedilmiştir. Hükmün gerekçesi ile kısa karar uyumlu olmayıp, taraflar yönünden şüphe ve tereddüt uyandıracak nitelikte olduğundan, bu yön yukarıda açıklanan yasa maddelerine açık bir aykırılık oluşturduğundan (….04.1992 gün, 1991/… Esas-1992/… Karar sayılı … İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında da belirtildiği üzere) hükmün bozulması gerekmiştir.
…- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (…) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (…) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine ….03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.