Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/20334 E. 2014/17047 K. 27.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20334
KARAR NO : 2014/17047
KARAR TARİHİ : 27.11.2014

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar… ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı taraf aracının yaya kaldırımında yürüyen müvekkillerine çarpması sonucu müvekkillerinin yaralandığını, davalı sürücünün olayda %100 kusurlu olduğunu,…ın hayati tehlike geçirdiğini, kemik kırıklarının bulunduğunu çeşitli tedavi giderlerine katlandığını, işgücü kaybının da olduğunu, yaralanmaları sebebiyle tüm müvekkillerinin manevi sıkıntılarda yaşadıklarını belirterek şimdilik müvekkili … için 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi diğer müvekkilleri için 2.500’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faizleri ile (davalı sigorta şirketi sadece maddi zarardan poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) müştereken ve mütüselsilen tahsilini talep etmiş, 27.03.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 17.430,33 TL daha artırarak toplam 27.430,33 TL maddi tazminatın davalılardan tazminini istemiş; 26.5.2014 tarihli oturumda ıslahtan sonra davalı sigorta şirketi tarafından maddi zararların tamamen karşılandığını, maddi tazminat yönünden davanın konusuz kaldığını, maddi tazminatla ilgili vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Davalılar… ve … vekilleri, kusuru, tazminat miktarını kabul etmediğini bir başka aracın sıkıştırması nedeniyle kazanın meydana geldiğini …’ın tedavi ile iyileştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı… AŞ vekili sigortalının kusuru oranında azami 225.000 TL poliçe limiti ile maddi tazminattan sorumlu olduklarını, maluliyet raporunun ATK 3.ihtisas dairesinden, kusur raporunun ATK’dan alınması gerektiğini tedavi giderinden, sorumlu olmadıklarını gerçek zararın bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, temerrüde düşmediklerini, avans faizi istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuş, 2.5.2014 tarihli dilekçesinde işbu kaza nedeniyle ödenmesi gereken maddi tazminatın tamamının davacı tarafa ödendiğini (38.382 TL) müvekkilinin ibra edildiğini masraf ve vekalet ücreti talep etmediklerini bildirmiştir.
Mahkemece, maddi tazminata ilişkin talep konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacı … yönünden 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılar … ve …’dan tahsiline, davacı … ve … yönünden davanın kısmen kabulü ile 2.500’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı … ve …’dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar… ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle manevi tazminat talebi ile ilgili olarak hüküm kurulurken olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay nedeniyle duyulan acı ve elemin derecesi ve B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınmış bulunduğuna göre, davalılar… ve … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 939,23 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar… ve …’dan alınmasına 27.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.