YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20911
KARAR NO : 2017/3107
KARAR TARİHİ : 23.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, …/07/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müteveffa … …’ın maliki ve sürücüsü olduğu… plakalı araç ile dava dışı … …. idaresindeki … plakalı aracın çarpışması sonucunda … …’ın vefat ettiğini, müvekkili davacı …’ın eşi, … …’ın ise oğlu olduğunu, meydana gelen bu kazada müteveffa … …’ın tam ve asli kusurlu olarak bulunduğunu, kullandığı … plakalı aracın davalı … şirketine sigortalı olduğunu, bu kaza nedeni ile … …. Asliye Ceza Mahkeme’sinin 2011/265 esas sayılı dosyasının sonuçlandığını, müteveffanın … … … Hotel’de departman şefi olarak ….511 TL ücretle çalıştığını, müteveffanın müvekkili ile oğlunun destekçisi olduğunu, vefatı nedeni ile destekten yoksun kaldıklarını, bu nedenle muris … …’ın vefatı sonucu destekten yoksun kalan müvekkili ve oğlu için fazlaya dair dava ve talep haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik ….000 TL tazminatın ihbar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacılar murisinin asli ve tam kusurlu olduğunu, davacıların tazminat hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak ….000
TL’nin davalı şirkete ihbar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden poliçedeki yasal limiti ile sınırlı olmak üzere davalı … şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
…-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
…-TC Anayasası’nın 36/… maddesinde “Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” hükmü düzenlenmiştir. Yine HUMK.nun 73. maddesi (HMK’nın …. maddesi) uyarınca “kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikce hükmünü veremez”. Bir davanın görülmesi için taraf teşkilinin sağlanması esas olup, hakimin bu hususu re’sen gözetmesi gerekir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir.
Somut olayda, ….02.2014 taraihli aktüer raporu davalı … şirketi vekiline tebliğ edilmemiş, ….02.2014 tarihli …. celsede davacılar vekili raporu kabul ettiklerini, fazlaya ilişkin saklı tutulmasına karar verilmesini, davayı takip etmeyen davalı vekiline rapor tebliğinin gerekli olmadığı beyanı üzerine aynı celse dosyanın ıslah olmaksızın taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiştir. Bu halde, davalı … şirketinin alınan aktüer raporundan haberdar olmadan dosyanın karara bağlandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda Mahkemece, davalıya usule uygun şekilde aktüer raporunun dilekçesinin tebliği ile savunma ve delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davalı taraf rapor tebliği
yapılmadan, varsa itirazlarını sunması imkanı tanınmadan hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik esaslı usul hatası olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (…) numaralı bentte belirtilen nedenlerle davalı … şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine ….03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.