YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22059
KARAR NO : 2017/3068
KARAR TARİHİ : 22.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı … davalı …,…, … ve dava dışı …. kuyumculuk Ltd Şti hakkında 01/04/2009 tanzim tarihli senetten kaynaklanan 297.819,44 TL alacağın tahsili için … 2 İcra Müdürlüğünün 2010/17959 Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını ve takibin kesinleştiğini, davalı borçlu …’in … ilçesi … mahallesi … parselde kayıtlı 1 nolu bağımsız bölümü davalı …’e , …esir … ilçesi …. … 4212 parselde kayıtlı 7 nolu meskeni davalı …’ye, davalı borçlu …’in … ilçesi … mahallesi … parselde 2 nolu bağımsız bölümün 1/2 payını davalı …’e ,davalı borçlu …’in … 732 ada 57 parseldeki 7 nolu meskeni davalı …’a , … … 2621 parselde kayıtlı dükkanı davalı …’ya devrettiklerini,satış işlemlerinin alacaklılara zarar verme amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını belirterek … … mahallesi … parsel 1 ve 2 nolu
bağımsız bölümler ile … ilçesi … 4912 parselde 7 nolu mesken ile ilgili borçluların tasarruflarının iptaline,… 732 ada 5 parseldeki 7 nolu mesken ile 6221 de kayıtlı dükkan için İİK 283/2 maddesi gereğince davacının alacağından fazla olmamak kaydıyla 3.kişi davalıların tazminata mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, yetki itirazında bulunduklarını, aciz belgesi olmadan açılmış davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ile davalı borçlu … arasında hiçbir akrabalık ilişkisinin olmadığını, taşınmazın bedelinin ödenerek satın alındığını, muvazaa iddiasını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir
Davalılar Şahin ve … vekili cevap dilekçesini tekrarla kısaca davanın reddini istemiştir
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, davalılar …an ve … ile dava dışı ….’in müvekkilinin oğlu ….’e borçlandığı , borcun ödenmemesi üzerine … … Mahallesi … parselde kayıtlı 1 nolu bağımsız bölüm ile aynı parselde 2 nolu bağımsız bölümün 1/2 payını bu alacağına mahsuben müvekkiline satılarak devredildiğini, muvazaa iddialarının asılsız olduğunu, davacı tarafça aciz vesikası ibraz edilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin, davalı …’den 30.000 TL lik alacağını tahsil edebilmek amacıyla Bahçelievler ilçesi 6221 parselde kayıtlı dükkanın satışı konusunda 50.000 TL anlaştıklarını, alacağı olan 30.000 TL yi düştükten sonra kalan 20.000 TL yi …’e ödeyerek dükkanı tapudan devraldığnı ve daha sonra bu dükkanı 3. bir şahsa devrettiğini , müvekkilinin bu davada davalı sıfatının bulunmadığını ve esas yönünden de itirazlarını bildirerek davanın reddini istemiştir
Mahkemece; gayrımenkul devirlerinin, takip konusu senedin tanzim ve vade tarihlerinden sonra yapıldığı, davalı …’e satışı yapılan taşınmazların yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna göre , bilirkişi tarafından belirlenen devir tarihindeki rayiç değerleri ile tapuda satış bedeli olarak gösterilen bedelleri arasında fahiş fark bulunmadığı, diğer taşınmazlar yönünden ise taşınmazların tapuda gösterilen bedelleri ile bilirkişi tarafından devir tarihi itibariyle belirlenen bedeller arasında bir mislini
aşan fahiş fark bulunduğu, davalı …’e satılan taşınmazların devirlerinin muvaazalı olduğuna dair bir delil bulunmadığı, …’in davalı borçlu …’e daha önce borç para verdiği, borcun ödenmemesi üzerine borç karşılığında … …deki iki adet taşınmaz ve hissesinin borçlular … ve … tarafından davalı …’ye devredildiği, diğer taşınmazların ise alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla davalı borçlular tarafından davalılar …, … ve …’ya devredildiği,… ve …’nın kendine devredilen taşınmazları dava dışı 3. şahıslara devrettikleri anlaşılmış, Davacı tarafından davalılar … ve … tarafından diğer davalı …’e satışı yapılan … … parselde 1 ve 2 nolu taşınmazlar için açılan tasarrufun iptali davasının reddine, …, … 4912 parselde 71/854 arsa paylı 7 nolu dubleks meskenin davalı… tarafından… 28/06/2010 tarihinde satışına ilişkin tasarrufun iptaline, davacı alacaklıya taşınmazda alacak miktarı ve fer’ileri ile sınırlı olmak üzere haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına, … 732 ada 57 parselde B blok 160/3576 arsa paylı 1. kat 5 nolu bağımsız bölüm için ve Bahçelievler Kocasinin 6221 parselde 15/1011 arsa paylı zemin kat 19 nolu dükkan için açılan davanın kabulüne, İİK 283/2 Maddesi gereğince 732 ada 57 parseldeki 5 nolu bağımsız bölümün Davalı … tarafından 3. kişiye 24/06/2010 tarihinde satışı nedeniyle taşınmazın satış tarihindeki gerçek bedeli olan 607.313 TL nin ( davacının icra takip dosyasındaki alacağını geçmemek kaydıyla) davalı … Karbeyazdan alınarak davacıya verilmesine, İİK 283/2 maddesi gereğince 6221 sayılı parselde 19 nolu dükkanın davalı … tarafından 3.kişiye 25/08/2010 tarihinde satışı nedeniyle taşınmazın bu tarihte ki gerçek değeri olan 65.161 TL nin davalı … Polatlıdan alınarak davacıya verilmesine, (davacının icra takip dosyasındaki alacağını geçmemek kaydıyla) karar verilmiş hüküm davacı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile ve alacaklılarına zarar verme kasdı ile davalı … e gayrımenkulünü devretmesi ve ivazlar arasında fahiş fark olması, İİK’nun 278/3-2 maddesine göre yapılan işlem bağış
niteliğinde olup iptali gerekmesine göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının tümünün reddi gerekmiştir.
2- İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281). Bu yasal nedenle de, davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı). Genelde denilebilir ki, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır.
Somut olayda dava konusu borçlu … tarafından “… İlçesi, … Mahallesi … parselde kayıtlı 1 nolu bağımsız bölümü” ve … tarafından “… İlçesi, … Mahallesi, … ada, 2 nolu bağımsız bölümün ½ hissesini” satın alan davalı … in ve borçlunun açıklamalarından sabit olduğu üzere, taşınmazın davalı borçlunun davalı … … oğluna olan borcuna karşılık devredildiği bu hali ile İİK’nun 279/2 maddesine gereğince mutad ödeme vasıtaları dışında yapılan
ödemelerin iptali gerektiğinin anlaşılmış bulunmasına göre, tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 15.282,23 TL kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına 22.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.