Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/22869 E. 2015/5289 K. 02.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22869
KARAR NO : 2015/5289
KARAR TARİHİ : 02.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalı şirketi maliki olduğu aracın, müvekkiline ait araca çarpmak suretiyle hasara sebebiyet verdiğini, ayrıca müvekkilinin kaza nedeniyle nişan törenini planladığı sürede yapamadığını ve borç para almak zorunda kaldığını beyanla, 4.950,00 TL hasar bedeli ile 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 Sayılı KTK’nun 107. maddesi uyarınca; “Bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmış veya gasbedilmiş olduğunu bilen veya gereken özeni gösterdiği takdirde öğrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir.” .. Genel şartlarının .. maddesi gereği, çalınan veya gasbedilen araçların sebep oldukları ve KTK’na göre işletenin sorumlu olmadığı zararlar ile aracın çalındığını veya gasbedildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talep ile çalan ve gasbeden kişilerin talepleri, teminat dışındadır.
..
İşleten, ancak çalma ve gasp eyleminin gerçekleşmesinde kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin kusuru bulunmadığını ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilir. Aksi takdirde gerçek işleten ile farazi işleten (hırsız ve gasb eden) müteselsilen sorumlu olacaktır. İşletenin sorumlu sayılmaması için, aracın gözetimi yönünden gerekli tedbirleri almış olması gerekir. İşleten tarafından aracın kapı ve camlarının kapatılmış olması, kontak anahtarının araç üzerinde veya kolayca elde edilebilecek bir yerde bırakmaması, sürücü ve yardımcıları seçmede, talimat vermede, denetlemede, her türlü özeni gösterdiği hususlarını ispat etmesi gerekmektedir.
Somut olayda; davalı şirket temsilcisi aracın kontak anahtarını ısınması için dava dışı sürücüye verdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalının kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Davalının sorumlu olması karşısında yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 02.04.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.