YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23799
KARAR NO : 2014/19392
KARAR TARİHİ : 23.12.2014
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki taşınmaz hukukuna ilişkin davada … Sulh Hukuk ve … Kadastro Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Sulh Hukuk Mahkemesi’nce, dava konusu taşınmaza yönelik olarak açılan tespite itiraz davası sonucunda Kadastro Mahkemesi’nce verilen kararın 10.03.2011 tarihinde kesinleşmesi ile taşınmazın kadastro tespit tutanağının da aynı tarihte kesinleştiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 26. ve 27. maddeleri uyarınca kadastro tespit tutanağının kesinleştiği tarihten itibaren aynı taşınmaza ilişkin olarak genel mahkemelerin görevinin kendiliğinden sona ereceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Kadastro Mahkemesi ise, dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağının askı ilan süresi bitiminde kesinleştiği, kesinleşen tutanaklarla ilgili davaların Kadastro Mahkemesinin görevi dışında kaldığından bahisle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27. maddesinde “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur.” hükmü yer almaktadır.
Dosya kapsamından; dava konusu … ili, … ilçesi, … köyü, … mevki, … ada 27 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine tabi tutulduğu, tespite
İtiraz üzerine … Kadastro Mahkemesi’nde dava açıldığı, mahkemenin 09.10.2008 tarih ve 2008/123 esas 2008/297 karar sayılı kararı ile davanın sonuçlandığı, kararın davalı tarafça temyizi üzerine … 7. Hukuk Dairesi’nce 08.12.2010 tarihinde düzeltilerek onandığı ve kararın 10.03.2011 tarihinde kesinleştiği, el atmanın önlenmesine ilişkin davanın ise anılan davadan sonra ve fakat kararın kesinleşmesinden önce 11.05.2010 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Haksız el atma eylemi, tespit tutanağının düzenlenmesinden sonra meydana geldiğine göre Kadastro Mahkemesi, tespit sonrası mülkiyet durumunu ve olayları inceleyemeyeceği için anılan mahkemedeki itiraz davasının kesinleşmesinin beklenilmesi gerekmekte ise de, itiraz davasının eldeki el atmanın önlenmesi davası devam ederken kesinleşerek taşınmazın mülkiyet durumunun belirlenmiş olması karşısında, dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağı da kesinleşmiş olduğundan Sulh Hukuk Mahkemesi’nce 3402 sayılı yasanın 27. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmesi mümkün değildir. Bu durumda uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı … Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21. ve 22. maddeleri gereğince … Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 23.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.