Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/23965 E. 2017/4687 K. 27.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23965
KARAR NO : 2017/4687
KARAR TARİHİ : 27.04.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı … şirketi tarafından zorunlu trafik … poliçesi düzenlenen …plaka sayılı aracın 07.01.2006 tarihinde davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu araç ile çarpışarak kazaya neden olduğunu, bu kaza sonucu davacının meslekte kazanç kaybı oluşturacak şekilde yaralandığını belirterek 200,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesiyle talebini yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, 57.500,00 TL tazminatın dava tarihi olan 12/07/2012 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, faizin başlangıç tarihine ilişkin fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 176 ila 182. maddelerinde ıslah hususu düzenlenmiştir. Aynı Yasanın 177/2 maddesi hükmüne göre “ıslah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir.” Davacı vekilinin 13.08.2014 tarihli ıslah dilekçesi 01.09.2014 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş, ıslaha karşı cevap süresinin tamamlanması beklenmeden 09.09.2014 tarihinde karar verilmiş olması davalı tarafın savunma hakkının kıstılanmasına yol açmıştır. O halde, mahkemece yapılması gereken iş davalı tarafın ıslah dilekçesine karşı beyan ve itirazlarını almak, zamanaşımı def’inde bulunulması halinde ise tüm itiraz ve def’ileri değerlendirmek suretiyle karar vermek olacaktır.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 27/04/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.