Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/24911 E. 2017/2899 K. 20.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/24911
KARAR NO : 2017/2899
KARAR TARİHİ : 20.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’nun dava dışı şirketle birlikte imzaladığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklı müvekkiline olan borcu nedeniyle tüm borçlular hakkında yaptıkları … takibi sırasında borçlarına yetecek haczi kabil mal bulunmadığını, haczedilen menkul mallar için …. kişiler tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu veya mallar için takdir edilen değerin alacağı karşılamadığını, haciz konulan iki adet taşınmaz üzerinde ipotek ve çok sayıda haciz bulunduğundan alacaklarını tahsil imkanı olmadığını, alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile dava konusu taşınmazın muvazaalı olarak davalı borçlu … tarafından ilk olarak davalı …’a, bu davalı tarafından davalı …’ye, onun tarafından …’ye ve son olarak intifa hakkı … üzerinde kalmak suretiyle çıplak mülkiyetinin …’ye devredildiğini belirterek davalılar arasındaki tasarrufların İİK 277 ve devamı maddeleri ile BK … maddeleri gereğince iptalini talep etmiştir.
Davalı … vekili, taşınmazın arsa vasıflı iken diğer davalı … tarafından davalı borçlu Hasan’dan alınıp üzerine konut inşa edildiğini, satışı için ilan ve duyuru yapıldığını, müvekkilinin eşi ve çocukları ile birlikte gezip görüp beğendikten sonra bahçeli konut vasfındaki taşınmazı
tapuda gerekli araştırmayı yaparak davalı …’den satın aldığını, davalı borçlu …’nu hiç görmediğini ve tanımadığını, …’ya uzak oluşundan akaryakıt masrafı, trafik sıkıntısı, kışın ısıtmanın zor olması nedenleriyle satmaya karar verdiğini, emlakçı vasıtası ile tanıştığı davalı …’ya pazarlıkla taşınmazı sattığını, borçlunun mali durumunu ve zarar verme kastını bilmelerinin mümkün olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, müvekkilinin İncek bölgesinde emlakçılık yaptığını, kendisine teklif edilen taşınmazları değerlendirip karlılık durumuna bakarak ve tapu sicilden araştırma yaparak satın aldığını, satıcının ekonomik durumunu incelemediğini, borcu olup olmadığını ve arsayı satma maksadını bilmediğini, sözkonusu taşınmazın üzerine villa yaparak diğer davalı …’ye sattığını, bundan sonra kime devredildiği hususunda bilgi sahibi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … ve … vekili, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, dava konusu tasarrufun borcun doğumundan önce yapılması nedeniyle dava önkoşulunun gerçekleşmediğini, müvekkillerinin anne-kız olarak uzun yıllardır Almanya’da yaşadıklarını, internetteki ilan üzerinden taşınmazı …’den aldıklarını, müvekkillerinin evi aldıkları davalı … dahil diğer davalıların hiçbirini tanımadıklarını, aralarında herhangi bir ilişki bulunmadığını, tapu kayıtları araştırılarak işlemin gerçekleştirildiğini, tanımadıkları borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bilmelediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın 02.01.2006 tarihinde tescil işleminin gerçekleştiği, dava dışı şirket ile davacı banka arasındaki genel kredi sözleşmesinin 06.01.2006 tarihinde düzenlendiği, bu halde borcun tasarruf tarihinden sonra doğduğu belirtilerek, unsurları itibariyle oluşmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresinde davacı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı …,… TL
kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına …/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.