Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/25036 E. 2016/10883 K. 24.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25036
KARAR NO : 2016/10883
KARAR TARİHİ : 24.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili: müvekkilinin 16/06/2008 tarihinde yolcu olarak bulunduğu … plakalı aracın … ın sevk ve idaresindeki … plakalı araç ile yaptığı trafik kazası neticesinde sol gözünü tamamen kaybettiğini, sol gözüne protez takıldığını ve sakat kaldığını, müvekkilinin sakat kalmasına sebebiyet veren … plakalı aracın kaza tarihinde trafik sigortasının olmadığını açıklayıp müvekkili için 1.000 TL belirsiz alacak maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 109. maddesinde motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazmini için kaza gününden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüş, aynı maddenin ikinci fıkrasında, davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda ceza Kanununun öngördüğü ceza zamanaşımının uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Eylemin suç oluşturması yeterli olup, ayrıca fail hakkında mahkumiyet kararı ile sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı gerekmemektedir. (HGK’nin 10.10.2001 gün 2001/19-652, 2001/705 K)
Somut olayda; dava konusu kaza 16.06.2008 tarihinde meydana gelmiştir. Mahkemece; ceza davası, 14.04.2009 tarihinde sonuçlandığı, eldeki dava ise 23.12.2013 tarihinde, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/I. maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin ve beş yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolduktan sonra açıldığı gerekçe gösterilerek zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, ceza zamanaşımı süresi belirlenirken kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Dava konusu eylem, anılan yasanın 66/1-e maddesine göre sekiz yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, ceza zamanaşımı süresi dolmamıştır. Mahkemece zamanaşımı itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, hatalı gerekçelerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.