YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8286
KARAR NO : 2016/4904
KARAR TARİHİ : 18.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın kusuruyla meydana gelen kazada davacının ağır yaralandığını, tazminat miktarının belirlenmesinden sonra artırılmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL. işgöremezlik tazminatının dava tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 02.10.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 23.563,33 TL’ye yükselterek bu bedelin tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, sigortalılarına atfedilen kusuru kabul etmediklerini, kazadaki kusur oranlarının ve davacıda maluliyet oluşup oluşmadığının alınacak raporlar ile saptanması gerektiğini, davacının kısmi dava açmada hukuki yararı olmadığını, hatır taşıması nedeniyle tazminatta indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile 23.563,33 TL. maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan işgücü kaybına ilişkin zararın, zorunlu trafik sigorta sözleşmesine dayalı olarak, karşı araç sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.
Davalı tarafından zorunlu trafik sigortalı araç, hususi araç olup dava dışı gerçek kişiye aittir. O halde, temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken ticari faize hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün (6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi uyarınca) 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1. bendindeki “ticari temerrüt faizi” ibaresinin çıkarılarak, yerine “yasal faizi” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 18/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.