YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8780
KARAR NO : 2014/12640
KARAR TARİHİ : 25.09.2014
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Aile konutunun miras hakkına mahsuben sağ kalan eşe özgülenmesi istemine ilişkin davada… Sulh Hukuk Mahkemesi ve… Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R –
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 652. maddesi uyarınca aile konutu üzerinde sağ kalan eşe miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınması ve evin sağ kalan eşe özgülenmesi istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesince, dava konusu uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinin görev alanında bulunduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verimiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesi ise, davacının ıslah harcını 3 gün içinde yatırmadığı için ıslahın usulsüz olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Somut olayda, davacı vekili, mirasbırakanın eşi olan davacının ölen eşine ait olan ve ölene kadar birlikte yaşadıkları konutta TMK 240. Maddesi gereğince davacıya katılma alacağına mahsup edilmek üzere yada bedel eklenmek suretiyle oturma hakkı tanınmasını talep etmiştir.Dosya kapsamından davacı vekilinin, 05.10.2011 tarhli celsede, 14.05.2009 ve 02.06.2011 tarihli dilekçelerinin ıslah dilekçesi olarak kabulü ile davaya TMK 652 maddesi gereğince, çekişmeli taşınmazın davacıya aile konutu olarak özgülenmesi olarak devam edilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. 1086 sayılı HUMK 83 vd maddelerinde; davalı taraf muvafakat etmez ise, davacı tarafın davayı kısmen yada tamaman ıslah edebileceği düzenlenmiştir. Eldeki davada, davacı vekili, davasını talep sonucunu değiştirmek suretiyle tamamen ıslah etmiştir. Aynı yasanın 88. Maddesinde ki 3 günlük süre, davasını ıslah etmek isteyen davacının mahkemeye yeni bir dava dilekçesi vermesi için getirilen süredir. Üç günlük süre, davsını ıslah eden davacının ıslah harcını yatırması için zorunlu bir süre değildir. Zira, iş bu davada davacı tarafın verdiği 14.05.2009 ve 02.06.2011 tarihli dilekçelerin, 05.10.2011 tarihli celsede ıslah dilekçesi olarak kabul edilmesi istemiş ve mahkeme tarfından verilen sürede ıslah harcı yatırılarak, sözü edilen dilekçeler davalı tarafa tebliğe çıkarılmıştır. Tüm bu açılanan nedenlerle, ortada usulsüz bir ıslah işleminden bahsedilemez. O halde davanın, TMK 652 kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği aşikardır.
MK 652/1 maddesi ‘Eşlerden birinin ölümü halinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadığı konut varsa; sağ kalan eş bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir.’ hükmüne yer vermiştir. Aynı yasanın 658 maddesi hükmüne göre de bu tür davalarda görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu açıkça ve ayrıca düzenlendiğine göre, uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK.’nın 21., 22. ve 23. maddeleri gereğince… Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 25.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.