Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2015/10008 E. 2016/490 K. 18.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10008
KARAR NO : 2016/490
KARAR TARİHİ : 18.01.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacı vekili tarafından süresi içinde, davalılar vekili tarafından süresi dışında temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların velisi olduğu yaya …’in kırmızı ışıkta karşıya geçmeye çalışması nedeniyle oluşan ve şirketlerinin kaskoladığı aracın yayaya çarpması şeklinde gerçekleşen kazada sigortalı aracın hasar gördüğünü, hasar bedeli olarak sigortalılarına ödedikleri 10.000 TL’den davalıların kusur oranı olan % 75’e tekabül eden 7.500,00 TL’nin rücuen tahsili için, …. İcra Müdürlüğü’nün 2014/5827 Esas sayılı dosyasında davalılar aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalıların itirazı ile takibin durduğunu belirterek davalıların takibe itirazlarının iptalini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacı sigortalısının hız sınırının çok üstünde ve trafiğin çok yoğun olduğu … önünde dikkatsiz seyretmesi nedeniyle oluşan kazada sigortalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, kazada oluşması mümkün olmayan hasarların da kaza içinde oluşmuş gibi hesabıyla talep olunan hasar bedelinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile davalıların icra dosyasındaki 2.930,60 TL. asıl alacak ve takip tarihine kadar işlemiş 114,17 TL. işlemiş faize itirazlarının iptaline, bu kısım üstünden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile süresinden sonra davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko poliçesiyle sigortalı araçta trafik kazası nedeniyle oluşan hasar bedelini sigortalısına ödeyen davacının, ödediği bedelin zarara sebep olanlardan rücuen tahsili için başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalılar vekilinin temyiz talebi yönünden; 27.01.2015 tarihli kararla ilgili temyiz dilekçesinin, davalılar vekili tarafından, HUMK’nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra verildiği ve temyiz defterine kaydedildiği görülmektedir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, davalılar vekilinin süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kusur ve hasara ilişkin olarak alınan bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı … şirketi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1,50 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 18/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.