Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2015/13249 E. 2016/2406 K. 29.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13249
KARAR NO : 2016/2406
KARAR TARİHİ : 29.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1-…
2-…

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araca davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın kusurlu olarak çarpması sonucu müvekkilince sigortalısına hasar bedeli olarak 27/09/2012 tarihinde ödenen 1.933,41 TL’nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılardan ödeme tarihinden itibaren işlemiş ticari reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen rücuen tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, kazada kusuru bulunmadığını, kurumda geçerli toplu iş sözleşmesi gereğince fenni muayene süresinin geldiğini, bir hafta önceden işverene yazılı olarak bildirilmesine rağmen, araçların trafik muayeneleri yaptırılmazsa araçtaki fenni eksikler nedeni ile verilen cezayı işverenin ödeyeceğini, davanın sadece Büyükşehir Belediyesine karşı açılması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, davanın hizmet kusuruna dayanması nedeni le adli yargıda görülemeyeceğini, kazanın davacıya sigortalı araç sürücüsünün kusurundan kaynaklandığını, aracı kullananın diğer davalı olması nedeniyle zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 1.933,41 TL alacağın 27/09/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafça fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.933,41 TL talep edilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda toplam zarar KDV dahil 1.933,41 TL olarak tespit edilmiş, mahkemece davanın kabulü ile davalı aleyhine 1.933,41 TL’ye hükmedilmiştir.
6100 sayılı HMK geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2015 tarihinden itibaren 2.080,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’na geri verilmesine 29/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.