Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2015/15425 E. 2016/2647 K. 03.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15425
KARAR NO : 2016/2647
KARAR TARİHİ : 03.03.2016

MAHKEMESİ :………Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın pert olduğunu, davalı tarafın %100 kusurlu olduğunu, 52.500,00 TL. araç bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek 27.667,00 TL. sovtaj bedelinin mahsubu ile bakiye 24.833,00 TL. tazminatın ödeme tarihinden işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, aracı diğer davalıdan satın aldığını, aracın sürücüsü olduğunu, resmi satış işlemlerinin yapılmadığını, zararı ödemek istemediğini, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, aracın adına kayıtlı olduğunu, diğer davalıya haricen sattığını, işlemlerin henüz yapılmadığını, aracının trafik sigortasının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile 24.833,00 TL.’nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık, 6102 Sayılı TTK’nun 1472(6762 Sayılı TTK’nun 1301.) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalılardan (işleten ve sürücüden) rücuen tahsili isteminden ibarettir.
YİBBK’nun 22.03.1944 tarih ve 37 esas 9 karar RG 03.07.1944 sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.” şeklinde vurgulanmaktadır. Davacı sigorta şirketi olup, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Davacıya kasko sigortalı araç ve davalı tarafa ait araç özel otomobil olup, araç işletenleri de gerçek kişilerdir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. Dava, 6102 sayılı TTK’nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. Uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, davanın HMK 114 1-c maddesi gereğince görevsizlik nedeniyle HMK 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde işin esasına girilerek esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’in temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine ve şekline göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 03.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.