Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2015/174 E. 2015/12623 K. 23.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/174
KARAR NO : 2015/12623
KARAR TARİHİ : 23.11.2015

MAHKEMESİ :……Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacılar vekili, müvekkillerinin işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, davalıların murisinin sürücüsü olduğu araca çarpması sonucu davalılar murisinin vefat ettiğini, davalılar tarafından müvekkillerine karşı maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinden sonra müvekkilleri tarafından davalılara borcun tamamı olan 27.401,00 TL ödeme yapıldığını, buna rağmen davalıların, müvekkillerinin aracının zorunlu trafik sigortacısından 18.885,00 TL daha tahsil ettiğini öğrendiklerini, buna göre davacıların sebepsiz zenginleştiğini belirterek 18.885,00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, ödemelerin davacılar ile davalılar arasında yapılan anlaşma doğrultusunda yapıldığını, sigorta şirketinin anlaşmanın dışında olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Yapılan yargılama sonucu, davanın reddine dair verilen hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizce hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 14.880,95 TL’nin 22/02/2005 tarihinden itibaren
işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, destekten yoksun kalma tazminatı ödemesinden kaynaklanan sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacılara fazla ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti yönünden bilirkişi raporu alınmış olsa da, hem davalı vekili hem de davacılar vekili yapılan hesaba yönelik itirazlarda bulunmuşlardır. Davacılar vekilinin, karşı davaya ilişkin vekalet ücreti, yargılama gideri, harç ve masrafların dikkate alınmadığına yönelik itirazları, davalılar vekilinin ise yapılan ödemeler, alacak miktarı ve faiz hesabına ilişkin itirazları olmuştur. Öte yandan, taraflar arasındaki ….Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/78 Esas 2008/324 Karar sayılı tazminat dosyasında, bozma ilamı sonrası davanın kısmen kabulüne karar verildiği, hükmün kesinleştiği anlaşılmakla birlikte ilamın infazı için icraya konulup konulmadığı, icra takibi yapılmış ise ödeme olup olmadığı hususu araştırılmamıştır. Bu durumda mahkemece, tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık ek rapor alınıp tazminat dosyasında verilen son hükmün icra takibine konu edilip edilmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23/11/2015 gününde oybirliği ile karar verildi.