YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1992
KARAR NO : 2017/3001
KARAR TARİHİ : 21.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, davalılar… ve… vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, borçlu …. hakkında takip başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığı, alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını davalılar … ve …’e devrettiğini belirterek bu tasarrufların iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı borçlu… vekili, müvekkilinin kefil durumunda olduğunu asıl borçlu şirketin faaliyetine devam ettiğini, tasarrufun müvekkili açısından borcun doğumundan önce yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin…’de ikamet ettiğini, annesinin banka hesabında biriktirdiği para ile taşınmazı satın aldığını, yapılan satışın muvazaalı olmadığını haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … vekili, müvekkili ile borçlu arasında bir bağ olmadığını, taşınmazı konut kredisi kullanarak satın aldığını borçlu ile satış sırasında tanıştıklarını belirtmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ….’in….’de ikamet ettiği, taşınmazı raiç değerinden satın aldığı ve borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslardan olduğunun ispatlanmadığından hakkında açılan davanın reddine, davalı … yönünden ise taşınmazı 51.00 TL’den satın aldığı, gerçek değerinin 125.000 TL olarak tesbit edildiği, buna göre ivazlar arasında fahiş fark olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalılar … ve …. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde ve değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davalı … ile ilgili borçlu ile yakınlık veya mali durumunu bildiği konusunda ispat olmadığı, davalı … yönünden ise bedel farkı olmamakla birlikte borçlunun kiracısı olduğu ve borçluya ait bir başka taşınmazını da 4.kişi olarak satın aldığı, bu hali ile borçlunun mali durumu ve alacaklıların ızrar kastı ile hareket ettiğini bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre davacı vekili, davalılar … ve…. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanunun uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 6,20 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 1.025,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar Yücel ve Halil İbrahim’den alınmasına 21.3.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.