Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2015/3002 E. 2017/9005 K. 12.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3002
KARAR NO : 2017/9005
KARAR TARİHİ : 12.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı, davalının sevk ve idaresindeki aracın kendisine çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kazanın davalının kusurundan kaynaklandığını belirterek, 3.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili,davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak ;davanın kısmen kabulü ile 1.194,21 TL maddi ve 1.190,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline
karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 Sayılı HMK’un geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga 1086 Sayılı HUMK’un 427. maddesinde öngörülen temyiz kesinlik sınırı 1.1.2014 tarihinden itibaren 1.890 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu maddi tazminatın kabul ve reddedilen kısmı bakımından karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden davacı hakkındaki hüküm kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca …’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.’nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın düşük olduğu görülmüş ve davacılar için hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı …’un maddi tazminat açısından yaptığı temyiz itirazlarının hükmün miktar itibari ile kesin olması nedeni ile REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı …’un temyiz itirazlarının kabulü ile verilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 12/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.