Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2016/14289 E. 2020/4723 K. 13.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14289
KARAR NO : 2020/4723
KARAR TARİHİ : 13.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davacı şirket tarafından kasko poliçesiyle sigortalanan araca davalının işleteni olduğu aracın çarpmasıyla oluşan kazada sigortalı aracın hasar gördüğünü, sigortalıya 24.900,00 TL. ödeyip haklarına halef olduklarını, davalı aracının sigortacısından 17.500,00 TL’nin tahsil edildiğini belirterek bakiye 7.400,00 TL. hasar bedelinin ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, yapılan tahsis gereği araç sahibi olan davalı kurumun zarardan sorumlu olmadığını, araç anahtarlarını izinsiz biçimde alan ve kurumla ilgisi olmayan sürücünün sebep olduğu zarar için kuruma husumet düşmeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davalının husumet itirazının kabulü ile davanın HMK’nun 114/1-d maddesi gözetilerek HMK’nun 115/2. maddesi gereği reddine dair verilen hükmün, davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 09.12.2013 tarih, 2013/17362 Esas ve 2013/17325 Karar sayılı ilamı ile; “dava konusu kazaya karışan ve B.Çekmece Kaymakamlığı adına tescilli olan aracın kazadan önce davalı idareye tahsis ve teslim edildiği, aracın davalı idarenin işleten sıfatı ile kullanımında bulunduğu sırada dava konusu hasara neden olduğu ve davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu; davalı, araç anahtarının bulunduğu yerden izinsiz (emniyeti suistimal, hırsızlık şeklinde) alınarak sebebiyet verilen kaza ve hasardan sorumlu olmadıklarını savunmuş ise de; aracın çalındığı iddiası ispat edilmediğinden davalının işleten sıfatıyla hasardan sorumlu olacağı; işin esasına
girilip, tarafların kusur oranları ve sigortalı araçta oluşan gerçek zarar miktarı konularında rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, davanın husumetten reddine karar verilmesinin doğru görülmediği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 7.400,00 TL’nin 05.11.2011 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; daha önce temyize konu edilip incelenen ve kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına göre; davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA; 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına 13.07.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.