Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2016/2115 E. 2016/3824 K. 28.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2115
KARAR NO : 2016/3824
KARAR TARİHİ : 28.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın yargı yolu bakımından görevsizlikten reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davacı şirkete kasko sigortası ile sigortalı olan aracın yoldaki rögar kapağına çarpması sonucu hasarlandığını, zararın oluşmasında yolun bakım ve onarımından sorumlu davalı kurumların kusurları bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla sigortalısına ödediği 32.862,04 TL hasar bedelinin ödeme tarihi olan 07/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … … vekili; kurumlarının kusuru olmadığını ve davalı kurum hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili; davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine verilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde idarenin herhangi bir kusuru bulunmadığını, husumet yokluğu nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, husumetin müteahhit firmaya yöneltilmesi gerektiğini, istenilen tazminat ve faiz miktarının da çok fahiş olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın yargı yolu nedeniyle reddi ile mahkemenin görevsizliğine verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 3/2 maddesi gereğince “müteselsil sorumlulukta dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur”.
Somut olayda, davacı vekili, sigortalısına ödediği hasar tazminatından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yargı yolu nedeniyle mahkemenin görevsizliğine verilmiştir.
Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmişlerdir. Bu durumda davalılar yönünden red sebebi aynı olduğundan, davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de, bu konudaki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden 6100 Sayılı HMK’nin 3.maddesi delaletiyle mülga 1086 Sayılı 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 4 ve 5.bentlerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “Davalılar … ve … kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereği 1.320,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28/03/2016 gününde oybirliğiyle verildi.