YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8608
KARAR NO : 2017/2890
KARAR TARİHİ : 20.03.2017
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle davanın yetkisizlik nedeniyle reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleten, sürücü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın kusuruyla müvekkili şirkete ait araca çarptığı, araçta oluşan değer ve kazanç kaybı nedeniyle … 2. İcra Müdürlüğünün 2014/18814 E sayılı dosyasındaki takibe davalılarca itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı … ve …Danışmanlık Eğitim Gıda ve Spor Malzemeleri Ltd.Şti. vekili, taleplerin dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … AŞ, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, kazanın meydana geldiği yer ile davalıların adreslerinin … Adliyesi yargı çevresi sınırları içerisinde olduğu, … … İcra Dairesinin yetkili bulunmadığı, yetkili icra dairesinin … İcra Daireleri olduğu belirtilerek icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan araç değer kaybı ile aracın kullanılamaması nedeniyle uğranılan kazanç kaybının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı Kanun’un 7. maddesinde “Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hallerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak, yetkisizlik kararı verir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Yine 6100 sayılı HMK’nın 16. maddesi de “Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” düzenlemesini benimsemiştir.
Somut olayda, trafik kazası … Adliyesi yargı çevresi sınırları içerisinde meydana gelmiş olup davalı işleten ile sürücünün yerleşim yeri adresi de…’tır. Davacı şirketin ticaret sicil adresi ise … Adliyesi yargı çevresi sınırları içerisindedir. Aleyhinde icra takibi yapılan ve itirazın iptali davası açılan davalı …. şirketinin (…. Sigorta AŞ) adresinin, takip talebinde …./…, dava dilekçesinde ise …/… olarak yazıldığı anlaşılmaktadır. Davalı … şirketi borca, diğer davalılar ise yetkiye ve borca itiraz etmişlerdir. Yetkili icra dairesinin ve mahkemenin, takip tarihi ve dava tarihine göre belirlenmesi gerekir. Davalı sürücü ve işletenin süresinde icra dairesinin yetkili olmadığı gerekçesi ile yetki itirazında bulundukları ve yetkili icra dairesinin … İcra Daireleri olduğunu belirttikleri, davalı …. şirketinin ise icra dairesinin yetkisine itiraz etmeksizin yalnızca borca itiraz ettiği, dava dilekçesine ise cevap vermediği anlaşılmakla, davalı sürücü ve işleten yönünden yetkili icra dairesinin … İcra Daireleri olduğu, bu nedenle icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle bu davalılar yönünden davanın reddi kararı isabetli ise de, icra dairesinin yetkisine itiraz etmeyen davalı … şirketi yönünden davanın tefrik edilerek takip tarihi ve dava tarihi itibariyle … … 2. İcra Müdürlüğünün ve … … Mahkemelerinin davaya bakmaya yetkili olduğunun kabulü ile işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.