YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8685
KARAR NO : 2017/2783
KARAR TARİHİ : 15.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü;
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalılardan …’ın sahibi olduğu, diğer davalı …’ın sevk ve idaresindeki… plaka sayılı aracın müvekkili olan şirkete kasko sigortası bulunan … plaka sayılı araca çarptığını, meydana gelen kaza nedeniyle 13.066,00-TL hasar meydana geldiğini, kusur oranına (6/8) isabet eden 9.799,50-TL nin ödeme tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıların müşterek cevap dilekçesinde özetle; Kaza nedeniyle kusurlu olmadıklarını,… plaka sayılı aracın aşırı süratli olması nedeniyle duramayarak kendilerine çarptığını, asıl kusurlu olan tarafın… plaka sayılı aracı kullanan kişi olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacı … şirketince kasko sigortası ile sigortalanan … plakalı araç ile davalı …’ın sahibi olduğu, davalı …’ın sevk ve idaresindeki… plaka sayılı aracın 21/12/2011 tarihinde kaza yaptığı, kazada davacı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %25 – davalı karşı araç sürücüsünün ise %75 oranında kusurlu olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, kusura tekabül eden tazminat tutarının bilirkişice 9.780,00 TL olarak hesaplandığı, bu tutardan davalı sürücü … ile araç sahibi Süleyman
Topal’ın kusuru oranında müteselsilen sorumlu olduğu, dosya kapsamında aldırılan adli tıp ve hesap bilirkişisi raporlarının kapsamlı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık 6102 sayılı TTK.nin 1472 (6762 sayılı TTK.nin 1301) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rücuen tahsili isteminden ibarettir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 22.3.1944 tarih 37 Esas 9 Karar R.G.3.7.1944 sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.” şeklinde vurgulanmaktadır. Davacı … şirketinin sigortalısı gerçek kişi olup, uyuşmazlık haksiz fiilden kaynaklanmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. … de ayrıca bir asliye ticaret mahkemesi olmadığı hususu da dikkate alınarak yukarıda açıklanan hususlar sebebi ile davanın … Asliye Hukuk Mahkemesinde Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bakılması bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 638,87 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 15/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.