YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/924
KARAR NO : 2018/6332
KARAR TARİHİ : 25.06.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalı …’nin Kadifekale Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 5830021974 vergi numaralı mükellefi olduğunu, 17.01.2012 tarihi itibariyle vergi aslı ve gecikme zammı dahil toplam 75.638,08 TL. Vergi borcu bulunduğunun davalılar tarafından bilindiğini, davalı hakkında yapılan araştırmalarda borca yetecek mal varlığına rastlanılamadığını, araştırmalar neticesinde … ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parselde kayıtlı gayrimenkulü 05.04.2010 ve 14.02.2011 tarihlerinde kardeşi …’ye sattığı ve amme alacağının tahsilini bilinçli olarak engellediğinin tespit edildiğini belirterek, davalının kardeşi diğer davalı …’ye yapılan satış işleminin 6183 Sayılı Yasanın 24 ve 30.maddeleri gereğince 05.04.2010 ve 14.02.2011 tarihli satış işlemlerinin iptalini talep etmiş, 25.04.2012 havale tarihli ıslah dilekçesi ile tasarrufun iptali talebinde bulunarak davayı ıslah etmiştir.
Davalı … vekili; davalı …’ın borcunun bulunduğunu bildiği iddia edilse de, borcun bulunduğunu bilmediğini, diğer davalının …’da fiili olarak oturmadığını, diğer davalı …’ın vergi borcu olup olmadığının, var ise, kesinleşip kesinleşmediğinin, borçlunun borcuna yeter miktarda malının haczedilip haczedilmediğinin saptanması gerektiğini, sonrasında müvekkilinin sorumlu olabileceği miktarın belirlenmesi gerektiğini, hak düşürücü süre yönünden itirazlarının bulunduğunu, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davalı … borçlusu … adına vergi borcunun tebliğine ilişkin tebligat evrakının gelini Betül Kökkeçeci adında bir kişiye 18/06/2007 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, davalı …’nin Betül Kökkeçeci adında gelininin olmadığı, böyle bir kişi olsa dahi mükellef … ile aynı konutta ikamet edip etmediğinin tebligat evrakından anlaşılamadığı, sonuç olarak davalı mükellef … adına vergi borcuna ilişkin tebligatın usulüne uygun yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına 25.6.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.