YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9430
KARAR NO : 2019/7693
KARAR TARİHİ : 17.06.2019
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki bedensel zarar nedeniyle açılan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili; davalının maliki olduğu, dava dışı sigortalısının kullanımında bulunan taşınmazda yağmur suları nedeni ile 24.10.2012 tarihinde meydana gelen hasar bedelini sigortalısına ödediğini, dava dışı sigortalısının halefi olduğunu beyanla müvekkili şirketin haksız fiil hükümlerine dayanarak ödediği hasar bedeli olan 7.456,00 TL’nin rücuen davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; zararın meydana gelmesinde müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını,şidetli yağış nedeniyle zararın meydana geldiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre;davanın kısmen kabulüyle, 3.728,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, dair verilen karar davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava işyeri sigortası poliçesi kapsamındaki işyerinde meydana gelen hasar sebebi ile dava dışı sigortalısına ödenen tazminat bedelinin rücuen tahsili talebine ilişkindir.
1-Davacı, sigorta şirketi olup davalıdan rücuen tazminat talebinin nedeni, davalı ile davacının sigortalısı arasındaki kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun sulh hukuk mahkemelerinin görevi başlıklı 4/(1-a) hükmü: “Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; Kiralanan taşınmazların,9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler” şeklindedir.
Davanın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlük tarihinden sonra 28/06/2013 tarihinde açılmış olmasına ve yukarıda belirtilen yasa hükmüne göre kira ilişkisine dayalı uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesinin görevli olmasına ve mahkemenin gerekçesinde kira sözleşmesinin değerlendirilmesine göre mahkemece, davanın HMK’nın 114/1-c maddesi gereğince görevsizlik nedeniyle HMK’nın 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1)numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.