Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2018/1549 E. 2020/4576 K. 08.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1549
KARAR NO : 2020/4576
KARAR TARİHİ : 08.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında; davanın İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkin olduğu, somut olayda davacının alacağının, davalı borçlunun … Bankası … Şubesinden 16.6.2011 tarihinde kullandığı kredi borcunun davacı tarafından ödenmesi nedeniyle … Bankasının 83.700,97 TL alacağının davacı tarafından temliken alınmasından kaynaklandığı, takip konusu toplam 84.000,00 TL’lik iki adet senedin borçlu tarafından davacıya bu nedenle verildiği, dolayısıyla takip konusu alacağın davacının dava dışı bankanın haklarına halef olması nedeniyle 16.6.2011 tarihli kredi sözleşmesi ile doğduğu, iptali istenen 5.6.2012 tarihli tasarrufun ise takip konusu borçtan sonra yapıldığı, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleştiği, alacağın gerçek olduğu, davanın süresinde açıldığı, 27.6.2014 tarihli haciz tutanağının İİK’nun 105. maddesi kapsamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu, dolayısıyla dava ön koşullarının gerçekleştiği, davalı borçlu ile 3. kişi Hatice arasında İİK’nun 282. maddesi kapsamında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu da gözönüne alınarak davacı ile … Bankası … Şubesi arasında yapılan 13.7.2012 tarihli temlik sözleşmesine konu … … Mahallesi 74 ada 47 parsel nolu taşınmaza (16.6.2011 tarih 5433 yevmiye nolu resmi akit tablosuna konu 1. derece 250.000,00 TL ipotek
olduğundan) ait tapu kaydı istenerek öncelikle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığının belirlenmesi, hukuki yararı yoksa bu nedenle davanın reddine, aksi takdirde hukuki yararı bulunduğu takdirde davalıların baba-kız olması nedeniyle dava konusu 5.6.2012 tarihli tasarrufun İİK’nun 280/1 gereğince iptale tabi olduğu, ancak davalı … dava konusu taşınmazı elden çıkardığından hakkındaki davanın İİK’nun 283/2. madde gereğince bedele dönüşmesi nedeniyle dava konusu taşınmazı elden çıkardığı 18.6.2013 tarihindeki bedelinin bilirkişi aracılığıyla tespiti ile davacının talebi de göz önüne alınarak davacının alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak nakden tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın kabulüne, davalılardan …’in … İcra Müdürlüğü’nün 2014/64 sayılı takip dosyasındaki toplam alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak 20.000,00 TL nakdi tazminat ile sorumlu tutulmasına, davacıya takip dosyasındaki alacağın tahsili yönünden, davalı ile ilgili takip ve dava yetkisi tanınmasına, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmişse de alacağı temlik alan davacı …’nin davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı hususu yeterince tartışılmamıştır.
Mahkemece, bozmadan önceki hükümde, 13.07.2012 tarihli temlik sözleşmesine konu … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 74 ada 47 parsel nolu taşınmaza (16.6.2011 tarih 5433 yevmiye nolu resmi akit tablosuna konu 1. derece 250.000,00 TL ipotek olduğundan) ait tapu kaydı istenilmesine rağmen mahkeme gerekçesinde sadece … Bankası … Şubesi ile yapılan temlik sözleşmesine konu taşınmazdaki ipoteğin, Tapu Sicil Müdürlüğü’nden gelen yazı cevabına göre 23.03.2016 tarihinde terkin edildiği hususuna değinilmiş, davacı … lehine bir ipotek bulunup bulunmadığı hususu ayrıca araştırılmamıştır.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak, temlik sözleşmesine konu … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 74 ada 47 parsel nolu taşınmaza ilişkin ayrıntılı tapu kaydı istenilerek özellikle davacı … lehine bir ipotek bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’e geri verilmesine 08/07/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.