Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2018/5236 E. 2020/4753 K. 13.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5236
KARAR NO : 2020/4753
KARAR TARİHİ : 13.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı vekili;müvekkili nezdinde Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan,davalının maliki olduğu, dava dışı sigortalısının kullanımında bulunan taşınmazda,üst katta bulunan konuttaki su tesisatının patlaması sonucu sızan sular sebebiyle 01/03/2014 tarihinde meydana gelen hasar bedelini sigortalısına ödediğini, dava dışı sigortalısının halefi olduğunu beyanla müvekkili şirketin ödediği hasar bedeli olan 5.700,00 TL’nin rücuen davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili;müvekkilinin hem kiralanan taşınmazın hem de üst katta bulunan taşınmazın sahibi olduğunu,kiracı banka şubesinin üst kattan gelen suyu bahane ederek banka içinde bulunan ve müsebbibi olmadıkları daha önceki bir zaman diliminde oluşan tüm eksiklikleri gidererek bu masrafları da sigorta kapsamına aldırdığını ve taraflarına yüklediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve tüm dosya kapsamına göre; hasara davalının taşınmazının neden olduğu iddiası ile dava açılmış ise de, öncesinde tespit yapılmamış olması ve bu aşamada yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinin net sonuç vermediği anlaşılmakla ispat yükü kendisinde olan davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine, dair verilen karar davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava işyeri sigortası poliçesi kapsamındaki işyerinde meydana gelen hasar sebebi ile dava dışı sigortalısına ödenen tazminat bedelinin rücuen tahsili talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun sulh hukuk mahkemelerinin görevi başlıklı 4/(1-a) hükmü: “Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler” HMK’nin 4/ç bendi ise “Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini görevlendirdiği davaları görürler” şeklindedir. Bu düzenlemeden Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olup olmadığı hususunda özel yasalara atıfta bulunulduğu anlaşılmaktadır. Buna göre 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun Ek 1. maddesi “Bu kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık Sulh Hukuk Mahkemelerinde çözümlenir” hükmünü içermektedir.
Somut olayda;davacı, sigorta şirketi olup davalıdan rücuen tazminat talebinin nedeni, hem davalı ile davacının sigortalısı arasındaki kira ilişkisinden hem de Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanmaktadır.
Davanın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlük tarihinden sonra 28/06/2013 tarihinde açılmış olmasına ve yukarıda belirtilen yasa hükmüne göre kira ilişkisine ve kat mülkiyetinde dayalı uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesinin görevli olmasına ve mahkemenin gerekçesinde kira sözleşmesinin değerlendirilmesine göre mahkemece, davanın HMK’nın 114/1-c maddesi gereğince görevsizlik nedeniyle HMK’nın 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1)numaralı bentte açıklanan re’sen görülen nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13/07/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.