YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5270
KARAR NO : 2020/7198
KARAR TARİHİ : 18.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusuz kalması sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin 08.05.2015 gün, 2015/7686 E- 2015/8321 K sayılı ilamında “…İcra ve İflas Kanunu’nun 282. maddesinde olduğu gibi 6183 Sayılı Kanunun 25. maddesinde de; iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötüniyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Adresinin bildirilmesi istenen davalı Şirket, iptali talep edilen tasarrufu yapan kişi değildir. Bu nedenle davada hiç yer almasa dahi tasarrufun iptali için yasal anlamda bir eksiklik sayılmaz. Kaldı ki adres belirlenmesi için ilgili kuruluşlara müzekkere yazılması için davacı tarafça yatırılan avans da mevcuttur. Hal böyle olunca yargılamaya devam ile taraf delilleri toplanarak bir karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetli değildir” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; takip dayanağı vergi cezalarının İzmir 3. Vergi Mahkemesi’nin 2016/219 E- 2017/1625 K sayılı dosyası ile iptaline karar verildiği, kararın Danıştay denetiminden geçerek kesinleştiği, takibin dayanağının kalmadığı gerekçesi ile esasa dair bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından yargılama masrafları ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına bozmaya uygun karar verilmiş olmasına göre; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 168. maddesinde değişiklik yapan 5904 sayılı Yasanın 35. maddesi “6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” hükmünü içermektedir. Davalı alacaklı İdare aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6.bendinde yazan “6.950,00 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “1.980,00 TL” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/11/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.