YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/635
KARAR NO : 2018/5061
KARAR TARİHİ : 15.05.2018
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVACILAR :… a velayeten kendisine asaleten …,…
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 25.01.2007 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacılardan…nin eşi diğer davacıların babaları olan …l’ın vefat ettiğini, bu kazanın oluşumunda davalı … şirketine zorunlu mali sorumluluk … poliçesi ile sigortalı bulunan … plakalı araç sürücüsü … ‘ın kusurlu bulunduğunu, ancak kusuru kabul etmediklerini, davacıların kusuru olmadığını, desteklerini kaybettiklerinden maddi zarara uğradıklarını, … şirketinin … poliçe limiti ile zarardan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı tutulmak kaydıyla toplam 7.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 57.500,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacı … için 33.919,14 TL, davacı … için 10.005,31 TL, davacı …için 13.575,55 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Destekten yoksun kalma zararının hesabında desteğin gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve pasif devrede zararın asgari geçim indirimsiz asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulünün gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır. Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira, asgari geçim indirimi (AGİ), ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasına esas ücrete dahil edilemez.
Somut olayda,hükme esas alınan 23/06/2014 tarihli hesap raporunda, desteğin pasif dönemine ilişkin geliri belirlenirken AGİ dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması hatalıdır.
Bu nedenle mahkemece, pasif döneme ilişkin hesaplamanın AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden yapılması konusunda ek rapor alındıktan sonra, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 15.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.