Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2019/2017 E. 2020/4902 K. 07.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2017
KARAR NO : 2020/4902
KARAR TARİHİ : 07.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili; davalı … ile müvekkili banka arasında imzalanan kredi kartı sözleşmesi gereği davalıya kredi kartı hesabı açıldığını, kredi kartı borcunun geri ödenmemesi üzerine alacağın tahsilini teminen …. İcra Müdürlüğünün 2014/130 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, İcra dosyasından ….Tapu Müdürlüğüne gönderilen yazıya cevap ile borçlu …’in 06/06/2013 tarihinde adına kayıtlı dava konusu taşınmazları diğer davalı …’e devrettiğinin anlaşıldığını, bahse konu taşınmazların gerçeğin çok altında değerlere satış bedeli olarak gösterildiğini belirterek dava konusu taşınmazların devrine ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı …; davanın reddini savunmuştur.
Davalı …; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davacı tarafça borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesi sunulmadığından açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemeninde kabulü bu yöndedir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, dava dayanağı takip dosyasında borçlunun mernis adresinde 22/04/2014 tarihinde haciz düzenlenmiş ve borçlunun kayınvalides…’in hazır olduğu, borçlunun şu anda burada olmadığını, İstanbul’a gittiklerini, ancak açık adreslerinin belli olmadığını, nerede olduklarını da bilmediğini beyan ettiği, lüzumlu ev eşyalarından başka haczi kabil menkul mal bulunamadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Sözü edilen haciz tutanağı İİK’nun 105.maddesi anlamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğundan davanın esasına girilip, taraf delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 07/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.