YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/646
KARAR NO : 2020/6444
KARAR TARİHİ : 03.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
…
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, kaldırımda yürüyen davacıya çarparak ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 28.099,41 TL’ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile maddi tazminat talebi yönünden 21.074,55 TL maddi tazminatın davalı … şirketleri açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar açısından kaza tarihi olan 01/10/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat yönünden Yargıtay ilamı ile kesinleştiği anlaşılmakla bu yönde hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacının maddi tazminat talebi kısmen kabul kısmen reddedilmiş olması bakımından kendisini vekille temsil ettiren davalı … lehine reddedilen kısım üzerinden vekalet ücreti tayini gerekirken, vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nin geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nin 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 5. numaralı bendinde yer alan “Davacı” ibaresinin çıkarılarak yerine, “davalı …” ibaresinin, “davalılardan müştereken ve müteselsilen olmak, mükerrer olmamak kaydı ile alınarak davacıya” ibarelerinin çıkarılarak yerine, “davacıdan alınarak davalı … A.Ş’ye” ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Şirketine geri verilmesine, 03/11/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.